18 Eylül 2014, 16:33:36

 

 

 

Gönderen Konu: PDR Ders Notları PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ve REHBERLİK  (Okunma sayısı 19151 defa)

Çevrimdışı meryemce

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 80
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
PDR Ders Notları   PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ve REHBERLİK

• Öğrenci kişilik hizmetleri rehberlik ve psikolojik danışma diye ikiye ayrılır.
• Öğrenci kişilik hizmetlerinin amacı, öğrencinin öğretimden en iyi seviyede yararlanması için gerekli ortamı kurabilmektir. Yani öğrencinin öğretimden en iyi şekilde yararlanmasıdır. Bu kısa vadeli amaçtır.
• Öğrenci kişilik hizmetlerinin nihai amacı bireyin kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmasıdır.
  Rehberlik : Her bireyin güçlü, zayıf yönleri vardır. Kendini gerçekleştirme sürecinde, kişinin güçlü yanlarını ortaya çıkarmaya yardım etmektir. Bireyin temel ihtiyaçları karşılanmazsa, kısa dönemde eğitimden fayda sağlamayacaktır. Uzun vadede ise istenilen kapasiteyi gösteremeyecek ve davranış bozukluğu görülecektir. Genellikle öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirmek ulaşım, barınma, spor aktiviteleri, beslenme, sağlık v.b. olarak öğrencilere bilgi aktarımı yoluyla ya da uygulama yoluyla onlara rehberlik ederek yardım etmektir.
  Psikolojik Danışma : Bireylerin gizil güçlerini güçlendirme, yetenek ve ilgilerine uygun meslek seçme ve kişilik geliştirme gibi konularda öğrencilere yardım etmektir. Psikolojik danışma, bireysel ve grup danışma diye ikiye ayrılır.
  Meathewson’un tanımı : Rehberlik, gizil güçlerini ve niteliklerini anlaması ve bunları, toplumsal gerekliliklerle sınıflama ve fırsatlarla daha etkili biçimde ilişkilerini kurması, toplumsal ve moral değerlerle uyum içinde yaşaması için bireye, eğitim ve yorumlama yolu ile yapılan sistematik ve profesyonel bir yardımdır.
  Glanzin Tanımı : Rehberlik; sorunları çözmesi ve içinde yaşadığı toplumun özgür ve uyumlu bir üyesi olabilmesi için bireye yardımcı olacak deneyimler kazandırma programıdır.
  Shertzer ve Stone Tanımı : Rehberlik; bireye kendisini ve çevresini tanımasına yardım sürecidir. Verilen bu tanımlardan bazı ortak amaçların olduğu görülmektedir. Bunlar şöyledir:
Bireyin kendini tanıması,
1. Çevresinde kendine açık olan fırsatları öğrenmesi,
2. Gizil güçlerini geliştirmesi,
3. Çevresine uyum sağlaması.
REHBERLİKLE İLGİLİ KAVRAMLAR

Rehberlik Bir Süreçtir : Rehberlik gelişimsel bir yaklaşımdır. İhtiyaçların doyurulması gerekir. Bireylerin farklı gelişimsel dönemlerle ve ailevi ihtiyaç ve gereksinimlerinin karşılandığı bir süreçtir.
 Rehberlik Yardım Sürecidir : Yardım; nasihat, akıl vermek, eleştiri, ikna etmek değildir. Bireyin kendini tanımasına ve seçenekler göstererek yardımcı olmaya çalışırız. Yardım süreci bireye dönüktür.
 Empati : Bilişsel ve duyuşsal olarak kişinin kendini karşısındaki kişinin yerine koymasıdır. Empatiyi yoğun iletişimlerin olduğu yerlerde kullanır. Rehberlik, profesyonel bir bilişsel yardımdır. Sadece seçenekleri göstermektir.

BİR EÐİTİM KURUMUNDA REHBERLİK HİZMETLERİNİN
YÜRÜYEBİLMESİ İÇİN 5 SERVİSİN OLMASI GEREKİR
1. Bireyi Tanıma : Bireyin bizim tarafımızdan tanınması önemli değildir. Bireyin kendisini tanımasına yardımcı olabilecek çalışmaları düzenlemek gerekir. Örnek olarak psikolojik testler, anketler ya da görüşmeler. Testten alınan sonuçlar hakkında konuşmak bireyin tanınmasında 2’ye ayrılır:
a. Bireyi dıştan değerlendirme(gözlem, test) : Dosyaların gizliliği önemlidir,dosya profesyonel meslek elemanlarında olmalıdır,kendisine ve başkasına zarar verebilecekse gizlilik kalkmalıdır.
b. Öz Değerlendirme Araçları : Bireyin kendisini algıladığı biçimde belirtmesi ve bizimde bundan yararlanarak tanımamız gerekir.(Görüşme, Psikolojik Danışma)
Bilgi Verme : Öğrenciyi, ulaşabileceği olanaklardan haberdar etmek(yeni öğrenme yaşantıları sunmak). Bireylere gruplar halinde ulaşılıyor. Daha çok grup rehberliği yapılıyor. Güncel ve doğru bilgi verilmelidir. Verimli çalışma yöntemleri hakkında bilgi verilmelidir.
2. Psikolojik Danışma : Bireye kendisi ve çevresi hakkında elde ettiği bilgileri özümleyip kesin ve gerçekçi kararlar vermesi için yardımcı olmaktır. Bireylerin iç görü kazanmasını sağlar.
3.  Yerleştirme : Bir üst kuruma, bir özel programa, ders dışı etkinliklere, okulda bireylerin ilgi yeteneklerine uygun eğitici kollara katılmasını, sürekli ya da part-time iş bulmak...
4. İzleme : Bireyin öğrendiklerine ilişkin stratejiler hakkında geri bildirim sağlar ve önemli bir servistir.

BİR ÖÐRENCİ BU HİZMETLERDEN YARARLANDIYSA ŞU
SONUÇLARI BERABERİNDE GETİRİR
1. Kendi yetenek ve ilgilerini, eğitim olanaklarını, meslekleri ve içinde yaşadığı beklentileri ele alır.
2. Öz yapısından gelen doğal ve toplumsal çevrenin etkileri sonucu ortaya çıkan sorunlarını görür ve bunları çözümler.
3. Başkaları ile iyi ilişki kurmayı öğrenir. Çünkü bireyleri anlamak için gerekli çözüm yollarını öğrenmiştir.
4. Serbest zamanlarını doğru şekilde kullanmayı öğrenecektir.
5. Kendini gerçekleştirmeyi öğreniyor. Bu nihai amacıdır.
REHBERLİÐİN ÖÐRETİMLE İLİŞKİSİ
Rehberliğin Öğretimle Farkları:
1. Görev ve Rol Ayrılığı Boyutu : Öğretmen müfredatı yürütmek ile meşgul, rehber ise bireyin ihtiyacına göre program hazırlar.
2. Bireysel Yardım : Rehberlik bireylere veriliyor, öğretim ise gruplara veriliyor. Fakat bir öğretim kurumunda rehberlik hizmeti iyi bir şekilde ulaştırılıyorsa, o okulda rehberlik bireyselleştirilmiştir.
3. Gönüllülük Boyutu : Rehberlik hizmetinden gönüllü olarak yararlanılır. Öğretim ise zorunludur. Bireylere grup rehberliği verilecekse gönüllülük yarı bir şekilde uygulanır. Öğretimde duygusal destek fazla değildir. Rehberlikte duygusal destek vardır. Kişinin özel dünyasına yöneliş, öğretim, anlatma ve aktarma vardır. Rehberliğin amacı ile öğretimin amacı farklıdır.
Rehberliği Gerekli Kılan Etmenler
1. Toplumsal Nedenli 2. Düşünsel Nedenli 3. Bilimsel Nedenli
Rehberliğin Somut Olarak Devreye Girmesi
a. Meslek Seçiminin Zorlaşması (Teknolojik, endüstrileşme, uzmanlaşma, karmaşık toplum)
Endüstrileşme ve kentleşme ordusunun oluşması farklılıkların artmasına neden olur.
*1908 yılında Frank Parsons adındaki birey ilk mesleki büroyu kuruyor. Rehberliğin babası sayılıyor. Şu işlemleri yapıyor: Bireylere meslekleri tanıtma, mesleklerle ilgili gerektirdiği ilgi ve yetenek ortaya koyuluyor ve eşleştirme yapıyor.
Rehberlikte belirlenen özellik kavramının temeli olan yaklaşımı ortaya koyuyor.
b. Bireysel farkların eğitimde dikkate alınması zorluğu;
Temel eğitim zorunlu oluyor. Temel eğitime katılan bireylerin farklı kültürlerden geldiği söz konusudur. Bu noktada farklı seviyeler olduğundan, bunları belli gruplara ayırmak söz konusudur. Öğrenciler yeteneklerine göre gruplandırılmıştır. Programlar heterojen gruplar için yetersiz kalmış, homojen grupların aynı programlardan yararlanmasını getirmiştir.
İlerici Eğitim Anlayışının Benimsenmesi
 1966 yılına kadar Dewey tarafından ortaya atılan bu anlayış konumdan hız alan değil, öğrenciden hız alan eğitim anlayışıdır. Öğrenciden hız alan anlayışı onaylar. Öğrencinin duygusu, düşünce ve değerleri ile birlikte alınıp bütün oluşturmasıdır. Rehberlik, demokrasi içinde gerçekleşmiştir. Demokraside seçme hakkı vardır. Öğrencinin mesleğini seçmesi, istediği dersi seçmesi özgürlüktür. Eğer eğitimimizi iyi yaparsak, sosyal statümüz de yükselebilir. İyi eğilimli kişiler toplumda iyi bir yerde olmuşlardır. Bireylerin kendilerini daha iyi yere getirebilmesi için kendisine açık olan fırsatları değerlendirebilmesi gerekir.
 Eğitimli bireyin duygusal yönüne verilen değerin giderek artması. Öğretmenler, öğrenciyi genellikle zihinsel süreçler olan bir şey olarak görüyor. Halbuki bireylerin sadece zihinsel yönüne ağırlık verilmesi, Gestalt akımına ters düşüyor. Her hangi bir parça bütünüyle beraber alındığında değer kazanır. Davranış değiştirirken en önemli şey bireyin duygusal yönden motive olması gerekir.
 Psikometrik Gelişmeler. 1870 yılında Leibzig’de ilk psikoloji laboratuarı kuruldu. Bireyler arasındaki farklar, kas gücü, duyu keskinliği gibi şeylerle değerlendirilmektedir. Fransa’da 1905 yılına kadar bireysel zeka farkları, farklı boyutlarda değerlendirilmesi gerekliliği duyuldu. (Zekanın ölçülmesinde)
 Akıl Sağlığına Verilen Önemin Artması. Ruh sağlığı, beden sağlığı gibi ele alındı. Hastalıkların düzeltilmesi yönünde çalışmalara başlanıldı. Ruh sağılığına verilen önem, rehberliğin gelişimiyle paralel biçimde gelişme izledi.
 Gençlik Alt Kültürünün Oluşması. Gençler bir araya gelerek süregelen toplumsal değer ve kurallara karşı tutum ve davranışları içeren bir alt kültür oluştururlar. Gençler kendi sorunlarını yazarken toplumun içinde bulunduğu dinamizmi içselleştirmek zorundadır. Giyim tarzlarında, konuşmalarda, davranışları ve benzeri çok farklıdır. Anlaşılmaya karşı istekleri vardır. Eğitim, bireylerin farklı gelişim süreçleri içinde olduğunu pekiştiren bir süreçtir.
 Okulun yarattığı sorunlar. Disiplin kuralları, sınavlar, öğretmenin demokratik olmayan tutumları.
 Gelişimsel görevler. Gelişimsel görevlerin gerçekleştirilmesine yardımcı olmak üzere rehberlik çalışmaları hazırlanmıştır. Bireylerin çeşitli gelişimsel evrelerden geçmesi söz konusudur. Bu evrelerde, evrensel düzeyde bireyin, ihtiyaçları bir evreden diğerine göre değişir. Her dönemde gerçekleşmesi gereken gelişimsel görevler vardır.
 Serbest zaman sorunu. Erken yaşta bireyler serbest zamanlarını nasıl değerlendireceklerini öğrenirse, bu, ileri yaşlarda yararlı olur. Nihai amaç, kendini gerçekleştirmesini gerçekleştirmelidir.
REHBERLİK NASIL GÖRÜLDÜ VE NASIL GELİŞTİ
 Psikolojik Görüş: Rehberlik hizmetlerinde önemli olan psikolojik danışmanlıktır ve aslında rehberlik, bireylerin psikolojik ihtiyaçlarına bağlı olarak oluşmuştur. Bireyin psikolojik görüşle birlikte;
-Öğrenci birey olarak bireysel farkları içerisinde değerlendirilmeli
-Bireye önem verme
-Birey için bireyle beraber bir şeyler yapma söz konusudur.
 Böylelikle rehberlik ve psikolojik danışmanlık denince, düzeltici ve iyileştirici işlemleri içeren bir kavram olarak çıkıyor karşımıza.
 Eğitsel Görüş: Rehberlik kavramı genel olarak öğrenci kişilik hizmetleri ile belirlenir. Amaç, eğitsel süreçlerin bireyselleştirilmesidir. Eğitsel görüşte rehberlik vardır. Çünkü öğretme sürecinde öğretmenin bazı şeyleri anlatması söz konusudur.
 Sosyolojik Görüş: Rehberlik, eğitim uygulamalarında bir felsefe, bir işlev, bir rol, bir etkinlik olmaktadır. Yani rehberlik bir alt yapı olarak doğmuştur ve toplumsal amaçların gerçekleşmesi ile ilgili bir görev olmuştur.



MERKEZİLEŞMEMİŞ UZMANLAŞMAMIŞ REHBERLİK MODELİ
 Bir eğitim kurumunda, rehberlik merkezinde çalışan bir kişi rehberliği vermiyor da, her öğretmen aktif şekilde danışmanlık, rehberlik yapıyorsa; böyle bir modelde rehberlik uzmanlarının ayrıcalıklı yeri olmamaktadır. Daha çok bilgi vermeye dayalı grup rehberliği yapılmaktadır. Oryantasyon rehberliği vardır. (Okula uyum sağlama çalışmaları)
 Grup Rehberliği: Bilgi verme şeklindedir. Grupta psikolojik danışma, 6-12 kişi arasında, daha çok bireyin kendisini gerçekleştirmesine dayalıdır ve bir uzmana gereksinim vardır.
 Yararları;
1. Rehberlik ilkeleri öğretim etkinliklerine yansıyabilir.
2. Grup Rehberliği, akademik kursların, derslerin bir parçası olarak görülür.
3. Öğretmenler de aktif rol alacakları için hizmetlerin verilmesi kolaylaşır.
4. Öğretmen öğrenciyi daha iyi tanır.
5. Bir öğrenciye birden fazla öğretmen yardımcı olabilir.
Zararları;
1. Öğretmen özel bir eğitimden geçmeden bu işi yapmaktadır.
2. Daha çok grup rehberliği verilip bireysel danışmanlık sağlanamaz.
3. Her öğretmen kendi anlayışına göre rehberliği uygular.
4. Öğretmenin çok vaktini alır.
5. Öğrencilerin gelişimlerinin izlendiği bir dosya hep el değiştirdiği için hizmet yetersiz olur.
MERKEZİLEŞMİŞ VE UZMANLAŞMIŞ REHBERLİK MODELİ
Danışman psikologları, psikometrik uzmanlar, psikolog, psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanları görev alır. Bu modelde öğretmen sadece grup rehberliği yapar ve bilgi verir. Öğretmenin katılımı bilgi vermesi ile sınırlandırılmıştır. Yararları;
1. Verilen hizmetin kalitesi yüksektir.
2. Bu modelde psikolojik danışmaya ağırlık verilir.
EÐİTİM PROGRAMLARINA KAYNAŞTIRILMIŞ REHBERLİK MODELİ
 Bir sınıf ortamında, psikoloji dersi ya da uyum kursları yoluyla, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetinin verilmesidir. Birey kendi benliğini inceleyebilir. Değerleri tanıma, kaygı ve stres konularında bilgiler verilebilir. Rehber öğretmenin gelip sınıfta bilgi vermesi gerekir. Uzman olunması gerekir. Yararı; bütün öğrencilere ulaşılabilir ve rehberlik hizmeti süreklilik kazanabilir. Zararı; sınıf ortamı kullanılarak bireysel danışma yapılabilir.
**Rehberlik, eğitimin anlamını bilmek, duymak ve anlamaktır.
ÜLKEMİZDE REHBERLİK ÇALIŞMALARI
 Türkiye’de ilk olarak 1948’li yıllarda başlamıştır. 1950 yılında Marshall yardımı adında her alanda bir yardım oldu. Bu alanlardan biri de eğitim alanı idi. Dışarıdan rehberlik uzmanları gelmiştir. 1953-1954 yılında ilk defa Gazi Eğitim Fakültesinde rehberlik dersi bağımsız bir ders olarak verilmeye başlanmıştır. 1967 yılında Hacettepe ve Boğaziçi Üniversitelerinde yüksek lisans programları açılmıştır. Hacettepe Mezunlarına rehberlik sertifikası da verilmiştir.
PDR’de HİZMET TÜRLERİ
1. Birey sayısına göre:
a. Bireysel Rehberlik   b. Grup Rehberlik
- Rehber uzman ve öğrenci var. - Yardım alan kişi fazla
- İki kişilik yardım sürecidir.  - Grup psikolojik danışman, uzman
- Psikolojik danışma ve öğrenci var ve 6-12 kişi arasında  
2. Kurumlara Göre : Eğitim merkezleri, sosyal yardım ve sağlık kurumlarında (Ruh sağlığı ve psikiyatri), endüstriyel alanlar vb. alanlarda psikolojik danışma vardır.
3. Öğretim Kademelerine Göre :
4. Temel İşlevlerine Göre :
a. Uyum Sağlayıcı Rehberlik
b. Yöneltici Rehberlik (Mesleki konuda bilgi verme, eğitsel kol çalışmalarına yönlendirme)
c. Ayarlayıcı, Geliştirici Rehberlik (Bireylerin farklı gelişim evrelerinde, psikolojik gereksinimlerine yardımcı olmak, karşılanması gereken ihtiyaçlarını karşılamaya rehberlik etmek.)
d. Önleyici Rehberlik (Ruh sağlığının bozulmasını önlemeye çalışmak)
e. Problem Alanlarına Göre Rehberlik (Eğitsel, mesleki, bireysel)
PDR’de HİZMET SERVİSLERİ (ALANLARI)
1. Psikolojik Danışma
2. Bireyi Tanıma : Okullarda tüm öğrencileri kapsamalıdır. Bütün okuldaki görevli personelin katılımıyla olmalıdır. Sürekli hizmetlerdir. Öznellikten çok nesnel değerlendirmeler görülür. Ölçme araçlarından yararlanılır. Öğrenciler hakkında toplanan bilgiler sınıflandırılmalı ve dosyalanmalıdır. Bireylerin tüm yönlerinin ve özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir.
3. Bilgi Toplama ve Yayma : Bilgi toplama daha çok mesleki alanlarda kullanılır.
4. Yerleştirme : Okul içinde ve dışında yerleştirme gibi çalışmalar.
5. İzleme : Alınan kararların uygulanırlığı izlenir.
6. Alıştırma ve Oryantasyon : Bireylere çevreleri hakkında bilgi verme.
7. Müşavirlik Hizmetleri : Ortak bir rehberlik anlayışına sahip olmak için denetim hizmeti veriliyor.
8. Araştırma Değerlendirme Hizmetleri : Hizmetlerin daha iyi işlemesi için tekrar ele alınmasıdır. Uygun olmayan hizmetlerin yerine yenisinin konması gibi.
9. Çevre ve Ailesi ile İlişkiler : Medyadan yararlanılır. Aileyi rehberlik anlayışına koymak hizmetlerin bütünlüğü açısından önemlidir.
REHBERLİÐİN İLKELERİ
1. Rehberliğin temelinde insan hak ve sorumlulukları ile yakından ilgili demokratik ve insancıl bir anlayış vardır.
2. Rehberlik uygulamalarında öğrenci ile yakından ilgili olan kişilerin anlayış ve işbirliği içinde olması gerekir.
3. Rehberlik anlayışı, her türlü çalışmasıyla öğrenciyi merkez alan bir eğitim sistemini öngörür.
4. Rehberlik yardımının temeli, öğrencilerin kendi kişiliklerini daha iyi anlamalarını, problemlerine çözüm yolu bulmada, onların kendi kendilerine yeterli duruma gelmelerini sağlamaktır.
5. Rehberlik, öğrencilerin tüm yönleri ile gelişmesini sağlıyor. Bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal alanlarda da bireyin yardıma ihtiyacı vardır.
6. Rehberlik hizmetleri planlı, programlı, sistemli ve profesyonel bir düzeyde sunulmalıdır.
7. Gerekli olacak araç, gereç ve malzemelerin olması gerekir.
Kısa olarak;
1. Demokratiktir.
2. Öğrenciyi merkez alır.
3. Rehberlikte gönüllülük esastır.
4. Bireye olduğu kadar topluma karşı da sorumludur.
5. İyi bir rehberlikle eğitim özdeştir.
6. Bireyin tüm yönleri ile kendini bilmesini sağlar.
7. Gerekli araç, gereç ve malzemelerin olması gerekir.
EÐİTSEL REHBERLİK
 Bireyler arasında başarı, yetenek, güdü arasında farklılıklar vardır. Bireylerin eğitimleri de birbirinden farklı olmaktadır. Aynı derecede faydalanmaları mümkün değildir. Öncelikle başarı, yetenek, güdülerinin saptanması gerekir. Bu da test ve çeşitli örneklerle bulunabilir. Öğrenciler çeşitli zamanlarda okula uyum sağlamakta güçlük çekerler. Özellikle okul açıldığı zaman, karneler dağıtılacağı zaman .... vb. zamanlarda anksiyete yükselir. İkinci sömestri başlarken okula ısınmada güçlük çekerler. Öğrencilerin bu dönemde özel bir yardıma ihtiyacı vardır. İlk etapta bir yıllık rehberlik programının hazır olması gerekir. İlk olarak:
1. Okul ve çevresi hakkında bilgi vermek: Okula yeni kayıt yaptıranlara verilen hizmettir. İlk olarak okul binası gruplar halinde tanıtılmalıdır. Okulun yönetimini ve kurallarını tanıtmak, not sistemi hakkında bilgi vermek, ders dışı etkinlik ve programları tanıtmak gerekir. Seçmeli derslerin tanıtılması, derslerin içerikleri hakkında bilgi verilmelidir.
2. Üstün ve geri yetenekli olanların bilinmesi ve öğrenme güçlüklerinin nedenlerinin belirlenmesi: Çeşitli yetenek ve zeka testleri ile anlayabiliriz. Öğretmenlerle işbirliği yaparak bilgi sahibi olunabilir. (Rehberlik Uzmanı). Daha üst kurumlarla ilişki kurulması gerekir. (Psikiyatri gibi) Ya da daha üst kuruma havale etmek gerekebilir.
3. Verimli çalışma yöntemleri hakkında bilgi verme: Sınıflarda grup rehberliği yapılarak bilgi verilir.
4. Üst eğitim kurumları hakkında bilgi verme: Okullara giriş şartlarının bilinmesi, bunların öğrencilere verilmesi, kabaca bir mali portre çıkarılmalı ve eğitim süresi hakkında bilgi verilmelidir. Çekingen öğrencilerle de grup rehberliği yapılarak meslekler hakkında bilgili olmaları sağlanabilir. Varsa burs ve kredi imkanlarının araştırılması gerekir.
İyi not tutarken nelere dikkat etmeliyiz?
- Anlatacağı konu hakkındaki bilgileri daha önceden okumak (Onun için öğretmenin daha sonraki ders anlatacağı konuları söylemesi gerekir.)
- Bireylerin kendi sözcüklerini kullanarak not tutması
- Semboller kullanarak yazması
- Şematik olarak ifade edilmesi
Verimli Çalışmada:
- Not tutarken söylenenlerin ana fikrini çıkararak yazmak gerekir. Kendi süzgecimizden geçirerek yazmak daha iyi sonuç verir. Notların aynı zamanda kısa, anlaşılacak şekilde tutulması gerekir.
- Not tutarken bazı şeyleri kaçırabiliriz. Bunun için defterin bir bölümünde boşluklar bırakarak, sonra tamamlamak gerekir. Onun için en iyisi klasör tutmaktır. Not tutarken semboller vermeye dikkat edilmelidir.
- Önemli notların altı çizilmelidir.
- Ödev ve benzeri durumlarda, eğitimde var olan kaynaklardan yararlanmalıyız. Başka kaynaklardan yararlanırken o kaynakta var olanları anlamak, kelime dağarcığımızı geliştirir. Öğretmen ödev verirken başkalarından alımı önlemek için önceden uyarması gerekir.
- Çıkarılan özet ne, niçin, nasıl, ne kadar, nerede sorularına cevap verecek nitelikte olmalıdır.





SINAVLARA HAZIRLANMAK ve SINAVDA BAŞARILI OLMAK
 Sınav kaygısı sınav notlarını olumsuz yönde etkiliyor. Sunav kaygısında bireyin kendine güveninin azalması görülebilir .Kendine güvenin sağlanması için ders çalışmayı çoğaltıp,sık sık tekrar yapmalıyız. Sınav kaygısının en önemli nedeni, sınava son zamanda çalışılması ve hazırlıksı oluşumuzdur. Çok sık sınavda strese yol açar.
 Sınava hazırlanırken zamanında çalışmalıyız. Önemli deney, gün, kurallar, yasalar listelenmelidir. Dersten zayıf olduğumuz noktalara iyi çalışmalıyız.Öğretmenin hangi soruları sorabileceğini ise kendimizi öğretmen yerine koyarak “şu soruları sorarım” diyerek çalışmalıyız.
 Test biçimindeki soruları yanıtlarken ilk önce açıklamalar okunmalıdır.Herhangi bir soruya takılıp kalmamalıyız.Bu anahtar kelimelere dikkat etmeliyiz. Bazı anahtar kelimelere dikkat etmeliyiz. Kuşkulu olduğumuz soruların cevaplamalarında ise aklımıza ilk geleni cevaplamalıyız. Kompozisyon biçimindeki sorularda önce kolay sorular yanıtlanmalıdır.Her yanıtta daha sonra ekleme yapabileceğimizi düşünerek bir satır boş bırakılmalıdır. İlk cümleye gözalıcı cümlelerle başlamalıyız.
MESLEKİ REHBERLİK
 Meslek seçimini kolaylaştırmak için bireyin öncelikle kendi ilgi ve yeteneklerinin farkında olması gerekir. Bunun başlaması için karar verme alışkanlığının kazanılması gerekir. Sorumluluk almayı öğrenmelidir. İlkokul dönemlerinde öğrenciye nasıl yardım edilmelidir? Öncelikle bebeklik zamanına gidilerek annenin bebeye (yemek yemesi gibi) yardımcı olmalıdır.Kendi işini kendisi yapması gibi. Ev içerisinde işbölümü yaparak sorumluluk almayı öğrenir. Övgüyle ödüllendirilmelidir. Birde bireyi gereğinden fazla çalıştırmamak gerekir.
 Birer yetişkin olarak bireye yardımcı olmak için;
• Öncelikle bireye çevre hakkında bilgi vermek, (Hayvanlar, bitkiler,tabiat olayları hakkında bilgilendirme)
• Meslek sahibi olarak (Rehber-Danışman)
 Bireyler bazı mesleklere ilgi duyabilirler ama toplumun ihtiyaçlarına önem vermek gerekir .Seçtiği mesleğin toplum tarafından ihtiyaç olup olmadığı önemlidir. Bireyler gerçeğe yakın olarak kendi yeteneklerini tanımalıdır. Bazıları yeteneklerini küçümserler. Bazıları da kendi yeteneklerinin üzerinde şeyler beklerler.
 Bireylerin meslek hakkında doğru ve ayrıntılı bilgi sahibi olması, bir gencin meslek seçimi kararını şu yönde etkileyebilir:
1. Meslek seçimi o kişinin o alanda iş bulma olasılığını etkiler,
2. Meslek seçimi bireylerin başarı yada başarısızlığı tatmasına neden olabilir,
3. Kişinin işinden hoşlanıp hoşlanmayacağını da belirler.
 Meslek seçimi yaşamın diğer yönlerini de belirler. Kiminle beraber olacağını, evleneceğini belirler. Meslek seçimi demokratik bir toplumun insan gücünü nasıl kullanacağını etkiler. Yani belli bir işi seçen genç toplumun refahını nasıl etkileyeceğini bilir.
MESLEKİ BİLGİ VERMENİN AMAÇLARI
1. Biz öğrencilere mesleği tanıtırken, bireylere bilmediği yönlerini bilmesini sağlarız. Meslek hakkında bilgi verirken bazı ayrıntılar verilebilir.
2. Bireylerin daha önce hiç bilmediği meslek dalları hakkında bilgi sahibi olmasını isteriz. Böylece zengin bir seçim alanına sahip olacaktır.
3. Çeşitli meslek dalları hakkında kalıplaşmış ön yargılar vardır. Doğru bilgiler vererek bu tutumlarından vazgeçmelerine ve eleştirmelerine olanak veririz.
4. Topluma yararlı ve kişinin kendini gerçekleştirmesine olanak veren, saygıya değer olduğunu göstermeliyiz.

BİR MESLEK HAKKINDA NELER BİLİNMELİ
1. Meslek gruplarının yaptığı faaliyetler, etkinlikler nelerdir.
2. Çalışma ortamı (gürültülü-gürültüsüz farkı,açık-kapalı yerler)
3. Çalışma koşulları (Vardiya usulü var mı?)
4. Meslekte aranılan nitelikler (özel yetenekler nelerdir, dikkatli olup olmama)
5. Mesleğe hazırlanma için özel bir şey gerekiyor mu?
6. Meslekte ilerleme var mı?
7. Kazanç ne kadar olacak?
8. İş bulma olasılığı ve geleceği nasıl?
9. Meslek odaları, sendikalar var mı?
10. Meslekte sosyal yardım nasıl?
 Öğrencilerin hangi mesleğe ilgili olduğu saptanmalıdır. O meslek hakkındaki ilgileri ölçülmelidir. Bireylere meslek hakkında bilgi vermek için bazı meslek adamları okula getirilerek tanıtım yapılmalıdır.
BİREYİ TANIMA
 Bir rehberlik örgütünde çalışan kişilerin dikkat ermesi gereken noktalar:
1. Bireylerin belirgin tutumlarının izlenmesi (Liderlik vasfı, aktif, pasif). Çeşitli yöntemler uygulayabiliriz. Gözlem, otobiyografi, sosyometri...
2. Bireyler sosyo-kültürel çevresi içinde değerlendirilmelidir. Bulundukları çevre alanı içinde incelenirlerse daha iyi olur. Ekonomik durumu birey hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar.
3. Bireylerin ilgilerinin billurlaşmasına yardımcı olmalıyız. Boş zamanlarını değerlendirmede kullandığı metodlar nelerdir?
4. Yetenekleri konusunda bilgi sahibi olunmalıdır. (Yetenek: Eğitim yoluyla ilgi ve beceri kazanma gücünden karakteristik belirtisi sayılan özellikler bütünüdür.) Kendini gerçekleştirebilmesi için önemlidir. Yetenek testleri ve kendi iç görüşümüzüde bulabiliriz.
5. Derslerdeki başarı durumunu ölçmek için yarıyılda aldığı puan grafiğine bakarız. İlk başarının sonraki başarıyı etkilemesi gibi bir durum söz konusudur. Öğrencilerin sağlıkları hakkında bilgi toplamak gerekir. Belirli evrelerde kontrolden geçirilmesi gerekir.
6. Bireylerin benlik tasarımı hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir. Onun kendini nasıl algıladığını, nasıl gördüğünü, bireyin hangi durumda olduğunu bilmeliyiz.
TERAPATİK PSİKOLOJİ
 Bireyin uyumuna yardım edici fonksiyonu olan, bütün ilgili meslek ve disiplinler tarafından elde edilen verileri içine alan bilgi bütününü temsil eder. Bireye psikolojik yardım eden bölümler; psikiyatri, klinik psikoloji, danışma pskolojisi ve sosyal çalışma uzmanıdır.
Psikiyatri : Bireyin bilinçdışının bilince gelmesini sağlar. Psikiyatristler tıp eğitimi almışlardır. Psikiyatristler teşhis koyar, reçete yazar, hastalığın seyri konusunda inceleme yapar. Psikiyatristler hastanelerde, rehberlik ve ruh sağlığı merkezlerinde çalışabilirler. Klinik psikologu ile birlikte çalışıyorsa,klinik psikologu daha çok test uygulama ve yorumunu yapar. Her ikisi de nevrotik ve psikotik vakalarda biraraya gelirler. Psikiyatristler normal insan davranışlarında bozulmalar varsa bunların tedavisinde de çalışabilirler.



Klinik Psikologları : Uyum güçlüğü gösteren ve bu yüzden sağlık kuruluşlarına gelenleri tedavi eder. Nevrotik ve psikotiklerin uyum güçlüğü vardır. Klinik psikologları ve psikiyatristlerin odak noktası nevrotik vakalardır. Klinik psikologlar teşhis koyabilirler. Eğitim kurumlarında,endüstriyel yerlerde, ıslah evlerinde çalışabilirler. Klinik psikolog olabilmek için 4 yıllık psikoloji eğitiminden mezun olduktan sonra klinik psikoloji alnında yüksek lisans yapmak gerekir. Bazı tedavi yöntemlerinden yararlanılır. Psikoterapi ve ölçme araçları bunlardan bazılarıdır.
Danışma Psikologları : Psikolojik danışma ve rehberlik mezunlarıdır. Psikoloji eğitimi almış ve bu alanda sertifika almış kişiler danışman olabilirler. Uyum problemi olan normal bireylere yardımcı olurlar. Bireyler arası ilişkiler, kararsızlık, ders dinleyememe gibi... Danışma psikologunun alanı bireyin optimal psikoloji gelişimidir. Optimal; en üst düzeyde yararlanmadır. Klinik psikoloji ve danışma psikolojisi karşılaştırıldığında, danışmanlık psikolojisi bireyi koruyucu bir alanı benimsemiştir.
Sosyal Hizmet Uzmanı : Klinik psikolojisinden ayırmak çok zordur. Fakat eğitimleri farklıdır. Sağlık kuruluşlarında çalışır, hastayla görüşme yapar, bilgi edinir, psikolojik olarak hastalığın tarihçesi hakkında edindiği bilgileri psikiystristlere yada klinik psikolglara verirler. Bu alanda yetişen kişiler üniversitelerin sosyal hizmet bölümlerinden mezundurlar. Sağlık kuruluşlarında, ıslah evlerinde çalışırlar. Bilgi toplamak için ev ziyaretleri yapabilirler.
* Pepinski’ye göre danışma nispeten yüzeysel problem durumlarıyla ilgilidir. Yani koyu nörotik örüntüler geliştirmemiş, dış çevreden gelen baskılar sonucunda böyle bir yardıma ihtiyacı vardır. (İçsel sorunlardan çok, dışsal sorunlardan kaynaklanan sorunlar)
* Robinson’a göre danışma kendine gittikçe artan olgunluk, bağımsızlık, kişisel bütünlük ve sorumluluk halinde gösteren yüksek seviyede bir uyum sağlamak için normal kimselere yapılan yardımdır.
* Gestalt’a göre danışma, basit, teke tek bir sosyal çevre içinde geçen bir öğrenme süreci olup, psikolojik bilgi ve becerilerle donanmış, davranış ihtiyaçlarına uygun metodlar kullanarak bireye genel kişilik bütünlüğü içinde kendini daha iyi tanıma, bunun bilincinde olma ve kendi geleceği için gerçekçi kararlar saptamakta, böylece daha mutlu ve toplumun daha üretken olmasında bireye yardım etmektir.
* Arbuckuel’e göre danışma, iki kişi arasında geçen öyle bir şeydir ki danışanın daha önce görmediği şeyleri görmeyi, daha önce sahip olduğu fakat farkında olmadığı güçlerini tanımaya ve giderek görüş alnında daha net bir şekilde, yaklaşımlarda bulunur.
 Danışmanın ortak fonksiyonları şunlardır :
1. Çoğunlukla normal insanlara yardım eder,
2. Aynı zamanda bireye sahip olduğu güçleri tanıtmak
3. Birey herhangi bir durumda karar verme güçlüğünde yardımcı olarak kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamak,
4. Bireyin kendini iyi ve kötü yanları ile tanıyıp olduğu gibi kabul etmesini sağlamak (eğitici rol)
5. Yardım kısa sürelidir,duruma bağlı uyum bozukluğu görülür,ağır bir kişilik bozukluğu görülmez
 Psikoterapide ise, bilincin ve bilinçdışının yeniden düzenlenmesi söz konusudur. Psikoterapi kaynağını çok derinden alan kişilik bozukluklarının düzeltilmesidir.
BENLİK KAVRAMI
 Hümanist psikologları, benliği fiziksel olmaktan çok psikolojik bir kavram olarak ele almıştır. Hümanist psikologlara göre benlik iki yapıdan oluşur: Özben ve Benlik Tasarımı.
 Özben; benliğin çekirdeğini oluşturan doğuştan gelen bir içselliktir. Bu içsellik değişmez boyuttur. (Bir dereceye kadar) Özben bireyden bireye farklılık gösterebilir. Sevme-sevilme, güvenme, yeme-içme gibi faaliyetler bireylerde ortak özelliklerdir. Psikolojik yönleri bakımından (yetenek gibi) farklılıklar gözlenir. Özbenin en önemli özelliklerinden biri kendini gerçekleştirmedir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği düşünebilmesi, yaptıklarının bilincinde olmasıdır. Hümanist psikologlar özbeni iyi olarak görürler. Gelişmesine yardımcı olan yanıdır.
Baskı altına almaktan kaçınmalıdır. Engelleme yerine teşvik edici olmalıdır. Özbeni olduğu gibi kabul etmeliyiz. İnsanın özüdür. Eğer özbenimize yabancılaşırsak çevremize yabancılaşırız.
 Benlik Tasarımı; insanın kendi iç varlığını görüş tarzıdır. Sosyal süreç içinde gelişir. Bireyler sosyalleşme süreci içinde benliği, ben ve ben dışında olarak kabul eder. Bundan sonra birey ona bakan kişilerle etkileşimde bulunacaktır. Bu “ benim” diyecektir. Başka mesaj alacak, o da “benim” diyecektir. Uygulamalar çoğalacaktır. Ufak yaşlardan itibaren ben neyim, kimim diye bu etkileşim içinde gelişmeye başlarlar. Özellikle 2-4 yaşları arasında çocuklar “benim, hayır” kelimelerini çokça kullanmaya başlar. Hayır’ın anlamı ben varım anlamındadır. Örneğin çocuğun yemek yememesi ona gösterilen ilgi şeklinde yorumlanabilir.
 Dinamik bir yapıdır, etkileşimler süresince geliştiği için dinamik olacaktır. Bireyin kendine bakış açısı değişebilir.
Lecky’e göre; benlikte bir tutarlılık vardır. Çünkü ahenkli bir bütün olduğu zaman benlik korunur. Benlikte tutarlılık olması bireyin dıştan gelen motivasyonlarını içselleştirirken seçici davranmak zorunda olmasıdır. Kendi içinde varolanlarla yeni bir fikir, benlik sisteminde varolan fikirlerle bağdaştırılabiliyorsa uyumludur.
 Hümanist yaklaşımda bireylerin kendini görüş tarzı çok önemlidir. Bu yaklaşımı benimsemiş danışmanlar en çok bireyin kendini nasıl değerlendirdiğine bakarlar. Benlik tasarımından bahsederken gerçek benlik ve ideal benlikten söz etmek gerekir. Gerçek benlik ile ideal benlik arasındaki ilişkiyi bir şema halinde düşünürsek daireler arasındaki kesişme alanı bireylerin uyumun gösterir. Eğer kesişmiyorsa sorun var demektir. Fakat bu kesişme durumunda ideal benliğin ulaşma alanı gerçekleşmeye uymuyorsa sorun vardır. Örnek: İçe kapanık bir insanın kendisini çevresinde aranılan, el üstünde tutulan bir kişi olduğunu düşünerek kendisinin düştüğü durum.
 İnsanların iyi olmasının çizgisi kişinin ruh sağlığı hakkında bilgi verir. Bazen savunma mekanizmalarını kısa süreli olarak kullanırlar. Ruh sağlığı bakımından normal bireylerin en önemli özelliği kendini gerçekleştirmesidir. Maslow, kendini gerçekleştiren 3000 kişi üzerinde yaptığı araştırmada bu kişilerin bazı ortak özelliklerini belirlemiştir.
 Maslow’a göre, psikolojik sağlığı iyi olan bireylerin sahip olduğu nitelikler şunlardır:
1. Kendini ve başkalarını olduğu gibi kabul edebilme (Kendilerinden övgü duyabilirler, kendilerini aşağılamazlar, topluma bir katkıda bulunabileceğini bilir. Kendisini kabul edebilen insan karşısındakinin de olumlu yönlerini görebilir)
2. Bireyin içinde bulunduğu durumu aşırı derecede yadırgamaması (Çevresinde olup bitenlerden fazla etkilenmez, aşırı derecede tedirgin değil hoşgörülüdür, tedbirlerini zamanında alır, gerçekçidir)
3. Daha derin kişiler arası ilişkiler kurabilir (Güven; bireylerin zaaflarını ona karşı kullanıp kullanmadığını gösteren samimiyet. İnsanlığın tümüne ilişkin sevecen bir tavır içindedir.)
4. Gerçeği daha iyi algılar. Gerçekle daha rahat ilişki kurabilir. Başkalarını aldatma gibi bir şey yoktur. Açık ve saydam kişilerdir. Bir maske arkasına saklanmasına gerek yoktur. Olduğu gibidir. Kendini gizlemeye ihtiyaç duymaz. Özü sözü birdir. Problemler karşısında çözüme yaklaşımı daha iyidir.
5. Hayattan gerçek bir doyum alarak yaşayabilme.
6. Özerk olabilme. Kültürden ve yaşadığı çevreden bağımsız olabilme. Bireyin kendine saygısı ve güveni vardır. Bu nedenle kendi kararlarını kendi verir. Birey içgörü sahibidir. Kendi değerleri ve sistemleri vardır. İçsel eğilimlere yabancı değildir. Öz benden gelen ihtiyaçları bastırmaz.
7. Yaratıcı olabilme. Ruh sağlığı iyi olan kişiler hemen her konuda yaratıcılığını gösterebilir, özdeşim kurmaya çalışmaz. Kendi kimliğini bulmuştur.
8. Demokratik bir karakter yapısına sahip olma. Başkalarının fikirlerine değer verirler. Kişide demokratik bir kişilik yapısı gelişir. İnsan haklarına saygı gösteren, ekonomik durumu ne olursa olsun onların düşüncelerini dinleyen, onlarında kendilerine özgü bir kişilik yapısı olduğuna inanır. Kendi bilgilerinin ve güçlerinin sınırlı olduğunu bilir.
9. Düşüncelerinde, duygularında ve içtepilerinde daha akıcı ve Sportkanlık vardır. Sportkanlık doğal olabilmedir. Dış baskılarla ya da iç yaşantılarını bastırmaktan ziyade kendisiyle barışık insanlardır. İsteklerini ve ihtiyaçlarını direk olarak karşılama yolundadır. Doğal ve saydam kişilerdir. Savunma mekanizmalarını daha az kullanırlar.
10. Doruk yaşantılar geçirebilme. Hayattan gerçek bir doyum alabilme.
11. Kendi dışında problemlerle ilgilenme, hayatta bir amacı ve misyonu bulunma. (Misyon önemli bir amaca hizmet için üstlenen görevdir.) Kendileri dışındaki konularla ilgilenirler, duyarlı olabilirler. Birey 45-50 yaşlarından sonra kendi içinde bir iç muhasebe yapar. Ne kadar derin ilişkiler kurabildim? Nasıl yaşadım? Diye. Birey geçmişini düşünüp, ileriye doğru atılımlarda bulunabilir. Bireyin kendi içindeki muhasebe artarsa ruh sağlığı bozulur. Buda çeşitli psiko somatik rahatsızlıkların görülmesine neden olur. Birey en çok meslek seçiminde zorlanır. Çünkü sorumluluk alacaktır ve güzel günlerin biteceğini düşünür. Bu nedenle sevdiğimiz bir mesleği seçmekte yarar vardır.
12. Amaçlar ve araçlar arasında uygun ayrımı yapabilme.
13. Düşmanca olmayan felsefi bir mizah duygusuna sahip olma. En sıkıcı durumda bile gülecek bir şey bulabilme. (Başkalarını veya kendini aşağılatma şeklinde olmadan)
14. Kişiliğin gizli bir yanı olduğunu bilir. Yalnız kalabilir. Bazı şeylerin bireylerin kendine sağladığı özellikler olabilir. Yalnız kaldığında bireyin kendisiyle arkadaşlık ettiği bir şeydir.
GELİŞİM DÖNEMLERİ
 Gelişimsel kuramda bireylerin yaşamları belirli evrelere ayrılır. Bireylerin o dönemde sahip olduğu özellikler evreleri belirler. Bazı kritik dönemler vardır. Bunlar kişiliğin belirginleşmesinde önemlidir. Bu dönemi atlatamamış kişi bir sonraki dönemde zorluklarla karşılaşır.
1. EVRE (0-2 YAŞ) : Temel güven duygusunun kazanılmasıdır. Bireyin bunu kazanabilmesi için; yaşamında ona bakan kişinin bebekle ilişkisi önemlidir. Sevgi, sıcaklık, koruma, emniyetli bir şekilde tutma, olumlu fiziksel dokunma, fiziksel ihtiyaçların karşılanması (yeme, içme, uyku...) gerekmektedir. Bunlar çocuğa dünyanın emniyetli olduğu hissini uyandırır. Bu dönemde güven duygusunun kazanılmaması bireyin ilerideki yaşamını etkilemektedir. Bu tip insanlar düşmanca bir yaklaşım içindedir. Bu tür kişiler yaşamda bir türlü güven duyulabilecek kişilerle beraber olmazlar. Güvene dayalı son ilişkiyi kuramaz, kendilerini olduğu gibi kabul edemezler. Korku dolu, kıskanç, benlik tasarımı billurlaşmamış kişilerdir. Böyle bir kişi ile yapılan danışmada, danışman danışana karşı çok istikrarlı olmalı, psikanalitik yaklaşım izlenmeli ve bireyin direncini kırma eğiliminde olmamalıdır. İsteklerin karşılanması çok önemlidir.
2. EVRE (2-3 YAŞ) : Bu dönemde kazanılması gereken özerklik duygusudur. Bunu kazanamazsa utanç duyar. Bu evrede bireylerin utanç duygusunu önleme ve özerkliğini kazanabilmesi için karşılanması gereken ihtiyaçların başında tuvalet eğitimi gelir. Bunda çocuk biraz zorlanır. Çünkü üzerinde baskı vardır. Kendi bağımsızlığını kazanmaya başlamaktadır. Tuvalet eğitimi çok baskılı olursa çocuk girişimde bulunmaktan men edilebilir. Bu evrede merak duygusu araştırma yapmak isteği ağır basar. Bunu engellemek gerekir. Bağımsızlığın kazanılmasında yeme-içme, giyinmesi konusunda izin verilmelidir. Bağımsızlığın kazanılması ile kişisel güç kazanır. Benlik gelişimini sağlayan durumlar yaratılır. Olumsuz duyguları ifade etmesine imkan tanımalıyız. Bu duyguların ifade edilmesine imkan tanımalıyız. Çocukların bu evrede bir şeyler yapmaları sağlanmalıdır. Fazla bir şeyler beklenmemelidir, hata yapmalarına da izin verilmelidir. Olumsuz kişilik özellikleri; Bu ihtiyaçların karşılanmamasında bireyler bağımlı olacaklardır. Yeteneklerine ilişkin utanca boğulacaklardır. Yetersiz olduğunu düşünür, kendi olumsuz duygularını kabul etmez. Çabuk kızar öfkelenir. Bu evrede kişiler sürekli olarak ilişkilerinde bile güç arayışı içindedir. Kendi gücünü, önemini göstermeye çalışır.
Öğrenilmiş çaresizlik; Bireyin amacına ulaşmak için yaptığı çalışmalardan vazgeçmesidir. Buna karşı birey daha önceki problemleriyle ilişki kurabiliyorsa öğrenilmiş güçlük oluşur.
3 . EVRE (4 - 6 YAŞ) (Girişkenliğe karşı suçluluk) : Gereksinim duyduğu şeyler, yeni şeyleri deneme ihtiyaçları ufuklarını genişletmeye çalışır. İlgilerini, uğraşlarını geliştirirler. Bazı şeyleri öğrenirler. Daha çok arkadaş edinmesine yardımcı olunmalıdır. Bu evrede bireyler, daha çok insan tarafından etkilenir. Sosyal ilişkilerinde olgunlaşmaya başlıyorlar. Sosyal beceriler kazanması gerekir. Çocuklar kendi kararlarını almaya başlarlar. Aynı zamanda çocuklar cinsel oyunlara girme eğilimindedir. Bilinci gelişmeye başlıyor. Eğer inatçılık yapıyorsa bunun farkındadır.
Olumsuz kişilik özellikleri: Bu evreyi iyi geçirmezse kendini suçlu hisseder. (Günahkardır) Yaptıklarından dolayı kendini cezalandırır. Çok katı olurlar. Başarılı olacaklarından korkarlar. Toplum olarak eğlenceden korkarız. Ve çocuk yaygın suçluluk duyduğundan eğlenemez. Doğal iç güdülerinden korkar. Gerçekçi olmayan çok yüksek ahlak değerleri vardır. Cinsel çatışmalar yaşarlar. Özdeşim kuramadıkları için bu evre iyi geçmezse empatik eksikliği görülür.
4.EVRE (6 – 12 YAŞ) (Okul Çağı) : Bu evrenin çatışması başarı kazanmaya, çalışkanlığa karşı aşağılık duygusuna girmesidir. Amaçlarına ulaşması lazımdır. Bu evrede çok fazla hata yapılmasını kabullenemiyor. Çünkü not sistemine yöneliktir. Arkadaş çevresi içerisinde belirli bir statüsü vardır. Bireyle iletişim becerilerini geliştirirler. İşe ilişkin beklentileri çok makul olmalıdır. Bir şeyleri başarmaya ilişkin beklentilerinin olması gerekir.
Olumsuz kişilik özellikleri: Aşağılık duygusu kazanır. Başarısız bir kişi olur. Öz disipline sahip olmaması, sürekli erteleme eğilimi gösterir.
5.ERGENLİK DÖNEMİ : Kızlarda 12, erkeklerde 13-14 yaşlarında başlar. Sıcak bölgelerde ergenlik dönemine daha önce girilir. Ergenlik dönemi bütün toplumlarda zor geçirilir. Bunun nedeni toplumun bireyden beklentileri fazladır. Ergenliğin zor geçmesinin nedenleri;
1. Gelişimsel olarak bakıldığında önce kazanılması gereken kişisel güçlerin (temel güven, bağımsızlık, suçluluk gibi) kazanılmış olması. Yetişkin dönemine geçmeden önce kimlik bulmaya çalışır. Kimlik bulmaya çalışırken daha önce kazanamadığı şeylerin muhasebesini de yapar. Örnek, suçluluk duygusunu üzerinden atamamışsa, yaptığı her işte kendini suçlu hissedecektir. Aynı şekilde bağımsızlığını kazanamamışsa yaptığı işlerde başkalarına bağımlı olacaktır. Kendi başına bir şey yapamayacaktır. Çalışkanlık konusunda okul döneminde başarılı değilse aşağılık duygusu kazanabilir.
2. Ergenlik evresinde ruhsal bağımsızlığın kazanılması gerekir. En önemli özelliktir. Kendilerini biraz daha güçlü hisseder, derin düşünebilir. Kendine güvenmeye başlar. Sonsuz bağımsızlık kazanmaya çalışır. Bu evrede anne-baba orta yaş krizi yaşıyor olabilir. Anne-babanın en büyük isteği, şimdiye kadar yaptıkları ile yapamadıklarını çocuklarının yapmalarını isterler. Bir yönde kendileri ile özdeşleştirirler. Gurur duymak isterler. Bireylerin durağanlık ve kriz yaşamaları istenmektedir.
3. Fiziksel olarak değişen birey arasıra tepkilerde de bulunabilir. Ergenlik döneminde yaşanan kimlik karmaşası (kimlik bunalımı, rol karmaşası vb.) kriz olarak nitelendirilebilir. Bu evrede kimlik bulması için gelişimsel görevler;
a. Karşı koyma ihtiyacındadır. Kendi düşüncelerini ifade etmesi,
b. Sorgulama ve düşünme (Eleştirel ve analitik biçimde). Eleştirel biçimde hiçbir şeyi beğenmiyor (Kendisine ve ailesine). Analitik şekilde çok fazla detaylara inilerek olayların doğruluğunu bulma.
c. Farklı düşüncelerin peşindedir. Yaşama soyut bir anlam vermeye çalışır. Yaşam felsefesi bulmaya çalışır.
d. Mesleki beklentileri vardır. Öğrenme motivasyonu yükkpsse bir önceki evreyi rahat atlatmışsa aklında bir meslek vardır. Kimlik bulabilmesi için meslek seçimi çok önemlidir.
e. Yaşam felsefesi bulmalıdır. Bazı politik tercihleri vardır. Değişmeden yanadır. Kişilerin hakları önemlidir.
f. Cinsel yönünün belirlenmesi gerekir. Çeşitli bozuk eğilimler, dönüşümler oluşabilir. Kısa süreli de olsa homokpssüel hayaller kurabilir. Cinsel eğitimin verilmesi gerekir. Cinsellik ve korunma yolları hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Bilgileri genellikle arkadaşlarından edinir.
g. Ahlaki bazı bakış açıları gelişmiştir.

Ergenlik dönemini iyi geçirememiş kişiler depresyona girerler. Depresyonun nedeni:
- Reaktif (Gerçek bir kayıp vardır)Bireyin kendini kurtarıp daha iyi bir yere gelmesidir.
- Bireylerin toplumdan ve anne-babadan olumlu mesajlar alamaması
- Kendisinin başkaları tarafından önemsenmediğini düşünüyor.
- Gelecek hakkında sürekli karamsarlık halindedir. Hiçbir şeyin iyi olmayacağını düşünüyor.
Bireyin karşılaştığı sorunlar; aile ile ilişkiler, kendi kişiliği ile ilgili sorunlar, okulla ilgili sorunlar, gelecek korkusu .... vb. Ergenlik dönemi iyi gitmezse aşırı uyum görülür. Sorgusuz, sualsiz uyumdur bu. Ergen kendi kişiliğini bulduğu zaman özdeşim kurmayı bırakır. Bireyde biyolojik, sosyal, psikolojik alanda değişiklik oluyor. Kızlar 12 yaşında ergenliğe giriyor. Erkekler 14 yaşında giriyor. 21 yaşında bitiyor. Kimlik bulmaya çalışıyorlar. 11 yaş öncesi ergenliğe hazırlanış dönemidir. Hipofiz bezinin salgıladığı birincil cinsiyet özellikleri ile erkeklerde testesteron, kızlarda astrojen hormonudur. Testesteron, testis torbalarının gelişimini sağlar. Koltuk altlarında kıllanma ve ses kalınlaşması, 13-14 yaşlarında ilk ereksiyon, 13-16 yaşları arasında ise yüzde kıllanma görülür. Kızlarda göğüslerin gelişimi 10 yaşında başlar. Koltuk altı ve cinsel bölgede kıllanma 11 yaşında başlar. Adet kanaması 12-13 yaşlarında başlar. Her iki cins de çocuk yapmaya hazır değildir. Fiziksel ve psikolojik gelişim farklı olduğundan ancak 1-1,5 yıl sonra çocuk yapılabilir. Her iki cinste de boy uzar. Aşağı yukarı kızlarda 16-18, erkeklerde 18-20 yaşına kadar devam eder. 30 yaşına kadar gelişim devam eder. Milimetrik olarak uzar. Erken olgunlaşma kızlarda ve erkeklerde olumsuz sonuçlar doğurur. Kız çocuk dezavantaj, erkeklerde avantaj olarak görülür. Kızlarda toplumun beklentisi artar. Erkekler çok popüler olur ve kendilerine güveni artar. Ergenlik yaşı daha alt düzeye çekilmektedir. Bunda beslenmenin rolü büyüktür. Ergenlik döneminde karşılaştığı sorunları ise psiko-sosyal olarak toplumun beklentileri artıyor. Ve çocuk yetişkin muamelesi görüyor. Rol karmaşası içinde yeni olgunlaşan ilişkilere girmesi bekleniyor. Ergenlik sona erdiğinde cinsiyetin belirlenmesi gerekiyor. Kız ya da erkek olarak davranması gerekir. Bedenini etkin bir şekilde kullanması bekleniyor. Duygusal bağımsızlığını aileden kazanması gerekir. Ekonomik bakımdan bağımlı oldukları için karar veremiyorlar. Duygusal bağımsızlığını kazanması gerekir. En önemli sorun, duygusal olarak ayrılması ve bireyselleşmenin sağlanmış olması gerekir. Evlilik ve aile yaşantısı için hazırlık olmalıdır. Meslek seçimi belirlenmeli ve kendine göre yaşam felsefesi geliştirmelidir. Kendi davranışlarına rehberlik edecek dengelere sahip olmalıdır. Bütün kararların alındığı evredir. Hayatın anlamı nedir? sorusunu bulmakta zorlanır. Bunun için logo terapisi, anlam ve varoluşçu terapiyi uygulamalıyız. Bazı ergenlerin işi kolaylaşabilir. Bunda toplumun beklentisi, hazır olması, model aldığı kişilerin durumu önemlidir. Varolması için bazı problem çözme yöntemlerini bulması gerekir. Ergenlerin kullandığı savunma mekanizmaları vardır. 15-17 yaşları arasında hayal kurmayı çok kullanırlar. Artık birey yetişkinliğe girmektedir. Olumsuzları kullanma daha fazladır. Toplumsallaşma eleştiriye, sorgulamaya, analiz etmeye başlar. Karşı koymaya, isyan etmeye başlıyor. Kendine rehberlik eden değerleri sorguluyor, analiz ediyor.
 Ergenler kendilerini iyi hissetmek isterler. Bunu başarmak için cinsellikle, ilaç almayla, alkol yoluyla halletmeye çalışırlar. Bu dönemde arayış içindedir. Oldukça zorlanır. Zorlanmanın nedeni çatışmadan kaynaklanıyor. Kendi yaşam deneyimlerini kullanmak istiyor fakat yetersiz kalıyor. Akran ilişkilerinde zorlanıyor. Topluma uyum sağlayamıyor. Duygularını kontrol edemiyor. Ergenlerde neler gelişiyor? Yeterlilik duygusu artıyor, karar verebiliyor, önemliliği artıyor. Güç kontrol sahibi oluyor. Akran gruplarında kendini daha rahat hissediyor. Ben Kimim? Sorusuna cevap bulabiliyor. Ne istiyorum? Amaçlarım ne olacak?





BİREYİ TANIMA TEKNİKLERİ
 İyi bir öğretmen öğrenciyi merkez alan öğretmendir. İyi bir öğretmenin görevleri şunlardır :
1. Öğrencilerini yeni durumlara alıştırır. Ders yılı başında hemen derse başlamaz. Dersin amaçlarını, yaşamdaki yerini açıklar. Dersin amaçlarına ulaşmak için yapılacak gezi, deney, gözlemlerin neler olduğunu belirler. Kaynak kitap, kurum ve kuruluşlardan nasıl yararlanacağını açıklar. Verimli çalışma ve öğrenme yollarının neler olduğunu öğrencileriyle tartışarak ortaya koyar.
2. Öğrencilerin gelişimini sağlayan bir ortamı hazırlar. Beden sağlığı açısından sınıftaki sıra, masa, kara tahta, hava, ısı, ışık, araç-gereç v.b.’nin oluşturduğu maddesel ortamı, kişilerarası ilişkilerin önemli olduğunu bilir. Öğrencilerin kusurları da olsa onu değerli bir varlık gibi görür. Sınıfını gerginlik, kaygı yaratan durumlardan uzak, karşılıklı saygı, sevgi, anlayış, hoşgörü ve paylaşmaya dayanan bir toplumsal ortam durumuna getirir.
3. Öncelikle ders konularına değil, öğrencinin kişilik gelişimine önem verir. Ders dışı etkinlikler, eğitici kol çalışmaları, grupsal etkinlikler, ilgi, yetenek ve değer yargıları, zayıf-güçlü yanlarını tanımalarına yardımcı olur.
4. Öğrencilerini gözlemlemeye ve incelemeye çalışır. Sadece bir alandaki başarısına bakmaz, değişik alanlarda ne kadar başarı göstereceğini inceler. Öğrencilerin ilgi alanlarını, tutumlarını değer yargılarını, çalışma alışkanlıklarını, toplumsal ilişki biçimlerini v.b. çeşitli özelliklerini tanıyabilir.
5. Öğrencinin sadece derse ilişkin sorunlarıyla ilgilenmez, diğer sorunlarıyla da ilgilenir. Öğretmen, başarı ile duygusal sorunlar arasındaki ilişkinin yüksek olduğunu bilir. O halde öğrencilerin her birinin ve sınıfın duygusal sorunlarıyla ilgilenmeyi ve öğretimde bunu göz önünde tutmayı ana görevlerinden biri olarak görür.
6. Özel yardıma gereksinim duyan öğrencilerle ilgilenir. Rehberlik uzmanına yada başka ilgililere yollar. Diğer öğretmenlerle sık sık görüşür.
7. Öğrencinin ailesi ile görüşmeye isteklidir.
8. Sınav sonuçlarını, öğrencinin yetenek ve başarısını saptamak amacıyla değerlendirmez, öğrencinin kişisel gereksinimlerini ve engellemelerini tanı için kullanır. Başarıyı değerlendirirken geçmişteki başarısını, gelişimini ve olanaklarını gözönün de bulundurur. Kişinin nereden başlayıp nereye geldiğine bakar.
9. Dersi ile ilgili mesleki rehberlik eder. Okulda mesleki rehberliğin en ekonomik biçimde dal öğretmenleri aracılığıyla yapılacağı söylenebilir.
10. Rehberlik görevlileri ile işbirliği yapar.


BİREYİ TANIMA TEKNİK ve ARAÇLARI
 Bireyi tanımak oldukça zordur. Özellikle, ilköğretim döneminde genel olarak amaçlanan hedef şu olmalıdır:
• Birey kendini tanısın,
• Çevresel olanaklarını tanısın,
• Kendisini gerçekleştirmede, çevresinden en iyi biçimde yararlanabilsin.
 Bireyi tanıma amaçlandığında ele alınması gereken başlıca konular :
• Bireyin ailesini, toplumsal-ekonomik durumunu ve aile ilişkilerini,
• Kendi bedensel gelişimi ve sağlığı
• Zihinsel ve dilsel gelişimi,
• Toplumsal- duygusal gelişimi,
• Okul eğitimi ve başarı durumu,
• Okul dışı etkinlikleri ve iş deneyimi,
• İlgileri,
• Geleceğe yönelik planları,
• Mesleki eğilimleri.
 Bireyi tanıma teknik ve araçları kullanılırken şu ilkeler göz önünde tutulur:
1. Kişiyi tanımada çok sayıda araç kullanılmalı.
2. Bireyi tanımak için kullanılması kararlaştırılan teknik ve araçlar ayrı zamanlarda değil, hepsi bir arada uygulanıp yorumlanır.
3. Sonuçlarından kişiyi tanımada yararlanılamayacak araç ve teknikler kullanılmaz.
Bireyi Tanımada Kullanılan Araç ve Teknikler :
 1 . Bireyin anlattıklarına dayanan teknik ve araçlar;
 Görüşme : İki kişi arasında sürdürülen bir iletişim süreci olarak görüşme, şu amaçlardan birine ulaşmayı hedefler;
• Kaynak kişilerden bilgi toplamak,
• Gözlenemeyen tutum ve davranışları konusunda, kişiden sözel bilgiler alınmak istenir (personel seçimi),
• Bireyin kişilik özelliklerini tanıma çabası,
• Bireyin doğal gelişim sorunlarının çözülmesine yardımcı olunur (Psikolojik danışma),
• Gerektiğinde ev ziyaretleri (daha çok dinletici ve gözlemci olmalıdır) yapılır. (Öğrenci ve çevresine ilişkin bilgiler edinmek için),
 Öğrenci Tanıma Fişi : Öğrenci kişisel dosyasında yer alması gereken bilgilerin bir bölümü, kısa sürede, tanıma fişi aracılığıyla öğrencinin kendisinden veya velisinden sağlanabilir. Cevapların güvenilir olması için öğrencinin güveni sağlanmalıdır. Fişin doldurulduğu tarih, öğrencinin fotoğrafı, kimliği, veli ev adresi, ekonomik durumu, bedensel gelişimi, duygusal gelişimi, ilgileri, geleceğe yönelik planları, mesleki eğilimi, okul eğitimi, kazanç durumu, okul dışı etkinlikleri yansıtabilecek biçimde düzenlenebilir.
 Özgeçmiş : Bireyin kendini anlattığı yaşamı, benlik algısı(kendini nasıl gördüğü), istek ve özlemleri açığa çıkar (katarsis=boşalma). Uygulayana güven duyması sağlanmalı, sonra uygulanmalıdır.
 İstek Listesi : Bireyin doyurulmamış ihtiyaçlarını, umut ve beklentilerini ortaya koymak amacı ile düzenlenen sorulardan oluşur. Sorular daha çok düşsel durumları içerir. Örneğin; istediğiniz kadar para olsaydı ne yapardınız? Eğitsel sorular, mesleki eğilimlerin neler olduğu anlaşılabilir.
 Zaman Çizelgesi : Zamanın iyi kullanımı, başarıya giden yol. Öğrencinin zamanını iyi kullanması amacıyla günün saatlerine bölünmüş bir sayfaya gösterdiği etkinliklerin türünü süreleriyle birlikte yazacağı bir çizelgedir. Beden ve ruh sağlığına ilişkin ipucu elde edilebilir.

Saat Gösterdiği Etkinliğin Türü Etkinliğe Ayırdığı Zaman Etkinliğe İlişkin DuyguDüşünceler
-- ---------------- ------------- --------------
-- ---------------- ------------- --------------
Problem Tarama Tekniği : Bu yolla öğrencileri üzen ya da düşündüren sorunların saptanması söz konusudur. Konular belli gruplara ayrılır. Öğrenci Sorunlarını saptamak amacıyla kimlik yazılmasına gerek yoktur. Gruptaki öğrencilerin en çok tekrarladıklar problem okulda yaşanan problemlerdir.
 Anı Defteri (Günlük) : Bireyin öznel yaşantılarının yazıldığı bir defterdir. Bireyin izni olmadan yararlanılmamalıdır.
Anket : En çok kullanılan teknik ve araçlardan biridir. Geçerlilik ve güvenilirliği düşük ama kolay ve ekonomiktir. Örneğin; öğrencinin ve ailesinin kimliği, öğrenim durumu, mesleği, geçimi gibi.

Anketin Hazırlanması :
1. Anketin konusu, amacı saptanır.
2. Ankete; amacını elde edilecek bilgilerin nerede kullanılacağını belirten bir açıklama konur.
3. Açık uçlu (doldurmalı) ve kapalı uçlu (seçmeli) sorulardan hangisiyle anket konusunun dile getirileceği belirlenir.
4. Sorular gruplanır ve genelden özele doğru sıralanır. Örneğin; önce liseden sonra öğreniminizi sürdürmek istiyor musunuz? Sonra liseyi bitirdikten sonra hangi okula gitmek istiyorsunuz? Gibi.
5. Anket fazla uzun olmamalıdır.
6. Açık, anlamlı bir dille yazılmalıdır. Geçerliliğin sağlanması için anketi yanıtlayanlardan bir bölümü ile görüşme yapılabilir. Bazı anketler asıl gruba verilmeden önce ön deneme amacı ile bir başka gruba uygulanmalıdır. Geçersiz sorulardan arındırılmalıdır.
 Gözlem : Gözlem, öğrencinin davranışının oyun alanı, işyeri, sınıf, arkadaş ve aile çevresi gibi, yaşadığı değişik ortamlarda izlenerek görülenlerin yazılması ve bu gözükenlerden yararlanılarak bir yargıya varılması demektir. 2 türü olur: Bağlantısal Gözlem (Önceden saptanmış bir amaç ve plan yoktur), Düzenli Gözlem (Nelerin, niçin, ne zaman, nerede, kim tarafından ve nasıl gözleneceğinin önceden planlanması sonucu gerçekleştirilen gözlemdir).
Gözlem öğrencinin doğal tepkilerinin yer aldığı ortamda yapılmaya çalışılır. En iyisi aynalı pencere arkasından gözlemlenmesidir.
Gözlem Sırasında Şunlara Dikkat Edilir:
1. İncelenecek davranışın tüm özellikleri gözlemden önce saptanır. Gözlemci, bu özelliklerin bir listesini gözlem sırasında elinde bulundurmalıdır.
2. Bireyin davranışlarını değiştirmemesi için, gözlendiği kendisine sezdirilmemeye çalışılır.
3. Gözlemci taraf tutmaz. Kendi kişisel eğilimlerini gözleme katmaz.
4. Gözlemden elde edilen sonuçlar, hemen not edilir.
5. Gözlemci her şeyi tespit etmek yerine, anlamlı ve belirleyici davranışları saptar.
6. Bir davranışa ilişkin bir yargıya varmak amacıyla yapılan gözlemler, tek bir durum içinde değil, yeterince değişik ortamlarda yinelenir.
7. Gözlem sonuçlarının doğruluğu öbür araçlarla kontrol edilir.
 Amaç: Gözlenen kişiye özgü normal ve normal dışı davranışları saptayarak,bireyin kişiliğinin zengin bir tanımını yapmaktır.
 Olay Kaydı (Anektod) : Gözlem verilerinin kaydedilmesi.
• Gözlenen öğrencinin adı, soyadı, numarası, sınıfı, şubesi,
• Gözleyenin adı, soyadı, ünvanı,
• Olayın geçtiği yer, zaman,
• Olayın betimlenmesi (tasfiri),
• Gözleyenin yorumu,
• Gözleyenin önerisi.
 Saptanan olayların özeti, daha sonra, öğrencinin kişisel dosyasına işlenir. Zaman geçirilmeden gözlem sonuçlarının yazılması gerekir. Daha sonra düş ürünleri karışabilir.
 İşaretleme Listesi Tekniği : Bu teknikte yapılan iş, bir seri betimleyici ifade ya da sıfat yazmak, sonra da derecelemeyi yapacak kimsenin, dereceleyeceği kimseyi betimleyene ifadelerin karşısına bir (X) işaret koymasını istemektir. İşaretleme işleminden sonra sıfatlar için (-1) vermek suretiyle sonuçlar değerlendirilir. Örneğin; Bir grup öğrencinin çalışkanlık yüzünden değerlendirilmesi istenirse, bu nitelik için farklı dereceleri ifade eden 5 ifade yazılır:
- Çok az gayret sarfeder,
- Çok kere işini bitirmez,
- İsteneni yapar ama fazlasına gayret etmez,
- Düzenli çalışır, bazen istenenden fazlasını yapar
 Kimdir Bu? Tekniği : Her öğrencinin başat kişilik özellikleri belirlenir. Bu yöntem bir kimsenin içinde bulunduğu grubun diğer üyeler tarafından nasıl görüldüğünü belirlemek için kullanılır.
Davranış Betimlemesi Örneği :
1 - Her yerde kendini gösterme çabası içindedir.
2 - Daima sessizce bir köşede oturur, soru sorulmadıkça konuşmalara katılmaz.
3 - Derse hep geç gelir.
4 - Çok temiz ve itinalı giyinir.
5 - Çok heceli konuşur, orjinal ve değişik fikirler ortaya koyar.
Öğrenciler belli bir betimlemeye uyan arkadaşlarının adlarını da yazabilirler. Bir betimleme için birden fazla isim kullanılabileceği gibi bir kimsenin adının birden fazla betimlemenin yanına yazılması söz konusudur. Birey kendi adınıda uygun gördüğü davranışların karşısına yazabilir. Betimleme Listesi; açıkça ifade edilmiş herkesin gözlemine açık davranışlardan oluşmalıdır. Çetelenerek değerlendirilir.
 Sosyometri (Sosyal İlişki Ölçeği) : Bir grubun sosyal dokusunu, üyeler arasında yerleşmiş olan ilişkilerin yapısını saptamak için kullanılan tekniğe denir. Bu teknik öğrenciler birbirlerini yeterince tanıdıktan sonra uygulanır. Uygulayıcılara sevgi ve güven duymaları gerekir.
Örnek : Boş bir kağıda tarih atılır. Kişi kendi adını yazar ve 1.2.3. derecede kimlerle birlikte olduğunu yazar. Sonuçta, kümeyi oluşturan öğrencilerin herbirinin küme içi toplumsal ilişkileri ortaya konur.
Rol Dağıtım Tekniği (Temsil Edilecek Yollar) : Kral, kraliçe, iyilik perisi, arabulucu, neşelendirici, yalancı, iki yüzlü, kendini beğenmiş, ara bozucu, herkesi sevip yardım etmek isteyen, dürüst, güvenilir, yalnız, kimseyle ilişkisi olmayan, zorba, oyun bozan, mızıkçı, güzel konuşan v.b.
Bu teknik “Kimdir Bu?” tekniği gibi, öğrencilerin belirgin özelliklerini dolaylı yolla ortaya çıkarmaya yarayan bir başka tekniktir. Bunun için; belli tiplerin tanınmasına yol açacak bir oyun seçilir. Oyun öğrencilere okunur. Rolü temsil eden adın önündeki boş yere rolleri en iyi yapabilecek öğrencilerin adının yazılması istenir. Tablo hazırlanır, çetele hazırlanır. Sonunda her öğrenciye ilişkin olarak elde edilen bu bilgiler, öğrencilerin olumlu ve olumsuz bazı kişilik özelliklerinin tanınmasına yardım etmiş olur. Sonuçlar gizli tutulur; yeterince tanınmalıdır.
Toplumsal Oyun (Sosyodrama) : Oyun tekniklerinden yararlanılarak kişilerle insan ilişkileriyle ilgili bilinç ve beceri kazandırmak için uygulanan, deneysel eğitim tekniğidir.
İlgi : Kişilerden çok grubun ortak sorunlarına yöneltilir. Kişinin öbür kişilerle kurduğu ilişki biçimi incelenir. Oyuncular kişileri değil belirli tipleri canlandırırlar. Örn: Küme üyelerine, iş arayan bir kişinin nereye, nasıl başvuracağı aydınlatılarak oynatılarak , kümenin bu ortak sorunu incelemesi sağlanmış olur. Seçilecek diğer konular; anne-babanın sınıf ziyaretleri, geziye çıkan öğrenci grubu, öğretmenin hastalanması, doktora giden öğrenci v.b. konular olabilir. Sonuçta; sorunun öğelerine ve çözüm yollarına ilişkin bir görüş kazanmış olur. Toplumsal baskının olmadığı ortamda içlerini dökerek duygusal gerginliklerinden kurtulurlar. Tüm bunların sonucu olarak da öğrencilerin, öğretmenleri ve arkadaşları ile ilişkiler gelişmiş olur.
• Toplumsal çatışmaların çözümünde ,
• Kişilerin kendilerini ve başkalarının değer yargılarını tanımalarında,
• Ortak bir sorun üstünde çalışma gibi toplumsal beceri ve davranışların geliştirilmesinde etkili olmaktadır,
Öğrencilerin çeşitli ihtiyaçları hakkında bilgi öğrenilir.
Ruhsal Oyun ( Psikodrama- Moreno) :
Oyun hazırlanır.
1. Oyuncular seçilir.
2. Sahne hazırlanır.
3. Gözlemciler tespit edilir.
4. Tartışma uygulanır.
5. Değerlendirme yapılır.
Problemi olan kişinin iç dünyasını, tiyatro özelliği taşıyan oyuncular aracılığı ile açığa vurmasına imkan sağlayan bir tekniktir. Amacı; sorunlu kişiyi kendiliğinden sahneye çıkarmak, duygu dünyasını grup içinde özgürce ortaya koymasını sağlamaktır. Uyumuna yardımcı olmaktır. Deneyimli uzmanlar tarafından yapılır. Deneğe, sahnede duygu ve düşüncelerini hiçbir kısıtlama olmadan, istediği kadar süre kullanarak rahatça söyleyebileceğ
Üzülmeyin,gevþemeyin eðer inanmýþsanýz en üstünsünüz

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Kpss Forum Kpss Soruları , 2013 kpss 2013 kpss soruları, kpss sonuçları

 

 

 



Konuyu Paylaş

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt / Gösterim Son İleti
xx
Kpss Rehberlik Ders Notları

Başlatan Dogan

2 Yanıt
17359 Gösterim
Son İleti 30 Mayıs 2012, 12:25:13
Gönderen: mkromantik
xx
Kpss Sınavında Çıkan Tüm Derslere Ait Ders Notları ve Rehberlik Hizmetleri Bu Sette

Başlatan ewrah07

3 Yanıt
10680 Gösterim
Son İleti 01 Şubat 2008, 18:04:38
Gönderen: Dogan
xx
Anayasa ders notları

Başlatan Dogan

0 Yanıt
4215 Gösterim
Son İleti 23 Kasım 2011, 19:03:50
Gönderen: Dogan
clip
Kpss Coğrafya Ders Notları

Başlatan Dogan

0 Yanıt
1469 Gösterim
Son İleti 05 Mayıs 2013, 11:03:51
Gönderen: Dogan
clip
PROGRAM GELİŞTİRME DERS NOTLARI

Başlatan obsesyon52

14 Yanıt
13291 Gösterim
Son İleti 23 Ocak 2012, 22:46:45
Gönderen: cenk32
clip
Kpss Vatandaşlık Ders Notları

Başlatan Dogan

1 Yanıt
2080 Gösterim
Son İleti 05 Temmuz 2013, 00:08:40
Gönderen: baharerman
xx
2008 Anayasa Hukuku ders notları

Başlatan LGmax

33 Yanıt
30199 Gösterim
Son İleti 14 Aralık 2009, 23:49:27
Gönderen: duruu
xx
Kpss Ölçme ve Değerlendirme Ders Notları

Başlatan Dogan

1 Yanıt
24970 Gösterim
Son İleti 07 Ocak 2013, 19:59:01
Gönderen: dancer99