20 Ocak 2020, 12:08:57

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - LALE_26

Sayfa: [1] 2
1
Kpss Genel / Eskişehir Nobel Kpss Kursu
« : 01 Aralık 2010, 22:27:57 »
Bu kursla, hocalarla  ilgili bilgisi olan arkadaşlar, fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

2
Dershaneye yazılmak için tercih sonuçlarını bekleyen arkadaşlar 6 Aralık'tan sonra hangi dershanelere yazılmayı düşünüyorsunuz? O zamandan sonra da yeni kayıt yaptıranlar için ayrı gruplar olur mu acaba? Bilgisi olan arkadaşlar yazabilirler mi?

3
Yardım Köşesi / Eskişehir'de Kpss Kursu
« : 24 Ağustos 2010, 23:48:36 »
Arkadaşlar Eskişehir'de Kpss için hangi dershaneler iyi? Fikirlerinizi paylaşarak yardımcı olursanız çok sevinirim.

4
Kpss Matematik / MOD PROBLEMİ
« : 11 Haziran 2010, 00:33:06 »
Bir öğrenci yüksek lisans yapmak için 3 yıllığına yurt dışına çıkacaktır. Yüksek lisansı biter bitmez dönüş yapacağı bilindiğine göre gidiş bileti Cuma günü olan bu öğrencinin dönüş bileti hangi gün olur?
(Bir yıl 365 gün alınacaktır ve bu 3 yıl boyunca artık yıl olmadığı bilinmektedir.)

Arkadaşlar açıklayarak yazarsanız cevabı çok iyi olacak.

5
Kpss Matematik / Yüzde Problemi
« : 30 Mayıs 2010, 18:10:55 »
Yıllık enflasyonun %60 olduğu bir ülkede, memur maaşlarına her 6 ayda bir %40 zam yapılırsa memurun alım gücü tıl sonunda yüzde kaç artar?

Arkadaşlar bu soruyu açıklayarak çözebilir misiniz?

şimdiden teşekkürler.

6
Kpss Genel / Kpss Deneme Sınavları- Eskişehir
« : 07 Nisan 2010, 14:46:57 »
Eskişehir'de hangi dershanelerin Kpss deneme sınavlarına dışardan öğrenci aldıklarını ve sınav tarihlerini bilen arkadaşlar varsa yazabilirler mi lütfen.

7
Kpss Genel / 2010 Eskişehir Türkiye Geneli Sınavları
« : 05 Nisan 2010, 17:28:23 »
Eskişehir'de yapılacak olan Türkiye geneli sınavların yerlerini ve tarihlerini bilen varsa yazabilir mi?

8
Yardım Köşesi / ÜCRETLİ ÖÐRETMENLİK
« : 20 Ağustos 2009, 20:08:14 »
Ücretli öğretmenlik başvurusu için neler gerektiğini bilen arkadaşlar buraya yazabilir misiniz.

9
Kitap / Türkçe Öğretmenliği Puanlarımızı Yazalım!
« : 30 Temmuz 2009, 18:06:09 »
Arkadaşlar biz de puanlarımızı yazalım. Ben 79 aldım.

10
Hayatın İçinden / ÇOOOOOOK ACİL..
« : 28 Ekim 2008, 13:58:12 »
Ben Türkçe öğretmenliği 4. sınıfta okuyorum. Türkçe Öğretimi dersinde Konuşma Öğretimi konusuyla ilgili farklı etkinliklere ihtiyacım var, uygulama dersinde kullanmak için. Yardımlarınızı bekliyorum..

11
Hayatın İçinden / HAYATIN SİZE ÖÐRETTKLERİ
« : 10 Eylül 2008, 16:15:58 »
Hayat her geçen gün yepyeni şeyler öğretiyor insana.. Yaşadıklarımız tecrübe oluyor.. Ben zamanla hayatın aslında çok acımasız olduğunu öğrendim. Eğer güçlü durmazsan hayat ezip geçiyor seni, yeniliyorsun.. Şunu da öğrendim ki yaşadıkça; hayatta bazı şeylere gülüp geçeceksin, ayrıntılara fazla takılmayacaksın; yoksa o ayrıntılar zamanla büyük sorunlara dönüşüyor.
  Peki sizlere ne öğretti bu hayat?.

12
Hayatın İçinden / AŞK ÜZERİNE SÖZLER..
« : 12 Temmuz 2008, 23:07:36 »
İlk aşk aşı gibidir, ikincisinde kişinin ağır hastalanmasını önler.
                                                                                    Balzac

Aşk rüzgar gibidir, nereden eseceği hiç belli olmaz.
                                                                                   Balzac

Yüreğinizde hep aşk olsun.Sevdiğinizi ve sevildiğinizi bilmenin yaşamınıza kattığı sıcaklığı ve zenginliği hiçbir şey vermez size.
                                                                        Oscar Wilde

Aşkın gelişi, aklın gidişidir.
                                                               Antonie Bret

Neyle ölçülür aşk? Altınla, gümüşle? Metreyle, tartıyla? Saatle, dakikayla? Hayır. Sabırla ölçülür aşk, şefkatle tahammülle..
                                                                 L.Macfarlane

Aşkın direnme gücü sonsuzdur, güveni de öyle, umudunu asla yitirmez; her şeyden çok yaşar. Her şeyin sonu geldiğinde hala ayakta duran tek şeydir aşk.
                                                                      Corinthians

Aşk çok renkli bir çiçektir; ancak korkunç uçurumların kıyısında yetişir.
                                                                           Stendhal

13
Hayatın İçinden / KENDİNE İYİ BAK..
« : 12 Temmuz 2008, 00:42:38 »
“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...

  "Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“

  “Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”

  "Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."

  "Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.

  "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.

Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.

Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.

  "Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.

Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….

Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.

"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sikip giderler... ...

14
Hayatın İçinden / AŞKA VE TERKE DAİR..
« : 12 Temmuz 2008, 00:30:58 »
Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.

Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında...

En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.

Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...

Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;

"Ölmek var, dönmek yok"tur.

 

* * *

 

Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını...

Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:

"Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..."

Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.

Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya.." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından...

Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz.

O, sevgisizliğinize yorar bunu... İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.

"Ya sev böyle ya da terket" diye gürler...

 

* * *

 

Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze...

Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.

Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...

"İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz.

İhanetten kırılmşıtır kaleminiz; severek, terk edersiniz...

 

* * *

 

"Madem öyle..."nin çağı başlar ondan sonra...

Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir".

Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.

Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece...

Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini...

Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye...

Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla...

"Bana ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre...

Ama sonra... ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden...

Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi...

Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye...

Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...

Dönemezsiniz.

Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.

 

* * *

 

Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...

Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...

Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.

Sürünür gidersiniz.

                                                         CAN DÜNDAR

15
Hayatın İçinden / SİHİRLİ FORMÜL
« : 11 Temmuz 2008, 02:07:09 »
Merhaba arkadaşlar.. Hayatta insan hiçbir şeyi değiştiremiyor.. Zamana müdahale edemiyor.. Yaramaz bir kız çocuğu gibi aklına eseni yapıyor zaman.. Peki sizler hayatta neyin sihirli formülü olsun isterdiniz? Şimdi hepiniz KPSS'yi kazanmak, atanmak gibi şeyler diyeceksiniz bunu adım gibi biliyorum.. Fakat KPSS'yi bir an olsun aklınızdan çıkarıp verin cevaplarınızı..

Sayfa: [1] 2

mebbis