25 Ekim 2014, 21:46:24

 

 

 

Gönderen Konu: 2008 Anayasa Hukuku ders notları  (Okunma sayısı 30371 defa)

Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« : 14 Mart 2008, 22:22:03 »
GİRİŞ

Evet arkadaşlar anayasa huku notlarını bir araya topladık.Kaynaklarda anayasa hukuku başlığı altında ve 82 anayasası metnine göre hazırlanmış notlardır.
Bu notlar kitap notu şeklinde değildir olabildiğince anlamlı parçalar bölünmüş ve kendimizi katabliceğimiz tarzda anlatılmaya çalışılmıştır.Bu yüzden bu notları okurken aynı zamanda hikaye kısmını atarak kendi notlarınızı oluşturmanız öğrenmeniz açısından daha faydalı olacaktır.Emin olun bende yine bu notlara bakarak kitap notu gibi not hazırlıyorum kendime.

Bu notlar temel taslak olarak hazırlandı soru çzödükçe karşımıza yeni şeyler çıktıkça ekleyeceğiz (hepimiz).eklediklerimizide mavi renkle ekleyeceiğiz ki bilglierimize ne katmışız görebilelim.

Onun dışında anlamadığınız açıklamamı istediğinz yer olduğunda da bu açıklamaları kırmızı renkle yazıcam ve sorunuzu açıkladıktan sonra mesajınızı silecem ki başlık şişmesin.Yanlış anlaşılma olmasın.

Bunlar haricinde lütfen başlığa yazı yazmayınız sorularınızıda ilgili bölüme yazın.
Benim için en büyük mutluluk sizin KPSS de vatandaşlıktan iyi netler çıkarabilmenizdir.Bana birşeyler yazmakla vakit harcamayın.




HUKUK KAVRAMI


HUKUK: Sosyal hayatı düzenleyen maddi müeyyideleri olan kamu kudreti ile desteklenmiş kurallar bütünüdür.
Din, Ahlak ve görgü kuralları manevidir, hukuk kuralları maddi üeyyidelidir.(uyulması zorunludur)

Müsbet Hukuk:Ülkede belli bir zamanda yürürlükte bulunan bütün kurallardır.(pozitif hukuk)

Mevzu Hukuk: Yetkili bir makam tarafından konulmuş olan yürürlükteki tüm kurallardır.

Tabii Hukuk: Olması gereken hukuktur. İnsanların akıl yoluyla erişebilecekleri kurallardır.

Hak:hukuk düzeni tarafından kişilere tanınmış olan yetkilerdir

Butlan (Hükümsüzlük)

Mülga:yürürlülükten kaldırılmış kanunlar için kullanılır

Hukukun kaynakları

A-yazılı kaynakları
Anayasa
Kanun
Kanun hükmünde kararname
Tüzük
Yönetmelik

Anayasa: Devlet faaliyetlerini düzenleyen yasa metnidir. Devletin oluşum biçimini, devlet kişi ilişkilerini düzenler.

Anayasanın teklif ve değiştirilme süreci

Teklif
Meclis üye tamsayısını 1\3 ünün yazılı teklifi ile olur

Karar

1- yapılan oylama sonucunda karar sayısı yandaki gibi ise 3\5<karar sayısı<2\3
a-cumhurbaşkanı anayasayı imzalar ve 15 gün içerisinde resmi gazetede yayınlar
b-tekrar görüşülmek üzere gerekçeli kararla birlikte meclise iade eder
c-eğer meclis anayasada hiçbir değişiklik yapmadan tekrar kabul ederse cumhurbaşkanı anyasayı halk oyuna sunmak zorundadır.nedeni kabul yeter sayısıdır çünkü anayasa ezici bi çoğunlukla kabul edilmemiştir. 2\3 ten azdır

Hatırlayın 367 krizini ve cumhurbaşkanı ile ilgili anayasa değişikliğini.Tayyip amca orda gerekirse referanduma gideriz derken meclis olarak referandum kararı almamışlardır.Anayasa değişikliği üzerine hiçbir oynama yapmadan tekrar onaylamak üzere cumhura göndereceklerini ifade etmek istemiştir.çünkü yukarıda da belirttiğim gibi Ahmet Necdet dede bunu mecburen halk oylamasına sunacaktı.


Önemli:Kanun değiştirme sürecinde ise onaylar ve onayladıktan sonra anayasa mahkemesine iptal Davası açar karıştırmayın.

2-karar yeter sayısının 2\3 ten fazla olduğu durumlarda (ezici çoğunluk)
a-cumhur başkanı anaysayı imzalar ve 15 gün içinde resmi gazetede yayınlar
b-tekrar görüşülmek üzere meclise geri gönderir
c-halk oyuna sunar.Bu halk oyu cumhurbaşkanının isteğine bağlıdır.paşa gönlünce göre yani.

Kanun: Yaşama organı tarafından, belirli şekillere uyularak düzenlenen ve yürürlüğe girmesinden itibaren toplum için uyulması gerekli ve zorunlu olan genel, soyut ve devamlı kurallardır.

Bakanlar kurulu ve millet vekilleri tarafında teklif edilebilir
Bakanlar Kurulunca sunulan tekliflere kanun tasarısı denir.
Bir ya da birden fazla milletvekilince imzalanarak sunulan tekliflere ise kanun teklifi denir.
Tasarı veya teklifin tümü hakkında görüşme açılır.
TBMM'nce kabul edilen kanunlar, yürürlüğe girebilmesi ve uygulanabilmesi için, Resmî Gazetede yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanına gönderilir. Cumhurbaşkanı, kanunları 15 gün içinde yayımlar.
Cumhurbaşkanı, yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte 15 gün içinde TBMM'ne geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, TBMM sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir.
TBMM, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır. Bu durumda, Cumhurbaşkanı Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan iptal davası açma hakkını kullanabilir.
Meclis, Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen kanunda bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderme yetkisine sahiptir.

Önemli not:Bütçe Kanunları bu işlemin dışındadır. Cumhurbaşkanınca geri gönderilemez, yayımlanarak yürürlüğe girer.

Tüzük
Kanunların uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirlemek amacıyla Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır.
Danıştayın incelemesinden geçirilir.danıştay incelemesi bağlayıcı değildir.yani Danıştay tüzükteki bir madde için olumsuz bir beyan verse bile bakanlar kurulu yine aynen uygulayabilir.Fakat Danıştay bu durumlarda tüzüğün iptali için dava açabilir.
Tüzükler Cumhurbaşkanınca onaylanır ve kanunlar gibi Resmî Gazetede yayınlanır.

Kanun hükmünde kararname:
Anayasamıza 1971 yılında girmiştir.
Olağan dönemde Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır.
Olağanüstü dönemde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır.
KHK çıkarmak için TBMM tarafından Bakanlar Kurulur17;na Yetki Kanunu ile izin verilmesi gerekir. Olağanüstü dönemde çıkarılan KHK r17; de yetki kanununa ihtiyaç yoktur.
KHKr17;lerde, kişi hak ve ödevleri ile ilgili düzenleme yapılamaz.
KHKr17;ler, bir târih belirlenmemişse, Resmî Gazeter17;de yayınlandıkları gün yürürlüğe girer ve aynı gün TBMMr17;ye sunulurlar.
Olağan üstü hallerde khkların iptal için anayasa mahkemesine iptal Davası açılmaz
KHKlarla kişi hak ve ödevleri ile igili düzenlemeler yapılamaz


Yönetmelik:
Bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşlarının kendi iç yapılarını ve çalışma sistemlerini belirlemek amacıyla çıkarılır.
Kanuna dayanmakz zorunda değillerdir fakat kanuna da aykırı olamazlar
Bütün yönetmelikler resmi gazetede yayınlanmak zorunda değildir




Hukuk kurallarına o devlet içinde herkesin uyması için yaptırımlar getirilmiştir. Bu yaptırımlar hukukun, düzenin ve en önemlisi devletin devamlılığını sağlamak içindir

Yaptırım:toplumsal yaşamın düzenli bir şekilde işlemesi için caydırıcı etki yaratmak için kullanılır

Yaptırım türleri:

1-ceza:suç işleme karşılığında verilir.
2-Cebri icra:hukuk kurallarına aykırı olark bir kişi başkasının hakkını ihlal ederse devlet araya girerek haklınınhakkını haksız olandan alarak sahibine geri vermesidir
3-Zararın Tazmini:Hukuk kurallarına aykırı bazı davranışların maddi olarak cezalandırlımasıdır
4-Hükümsüzlük:Hukuk kuralları yok sayılarka yapılan işlemlerin yoksayılması durumudur.
5-İptal:hukuk kuralarına aykırı bir biçimde yapılmış idari işlemlerin yardı organlarının vereceği kararla iptal edilmesidir.



B-HUKUKUN YAZISIZ KAYNAKLARI

Örf ve adetler:Toplumların yıllar boyu birikerek oluşturdukları kurallardır.
farklılıklar gösterir.
Manevidirler

C-HUKUKA YARDIMCI KAYNAKLAR
1-Bilimsel görüşler(doktrin):Hukukla ilgilene kişilerin yayınladıkları yazılar makaleler
2-Yargı kararları(içtihat):Örnek davlar ve kararlar.Hani bu karar emsal teşkil edecek diyorlar ya onlar.




HUKUKUN DALLARI

Hukuk uygulamada kolaylaştırılması açısından ve dünya insanları olarak bölmeyi parçalamayı çok sevdiğimiz için 2 ye ayrılmıştır. Bunlar
Kamu hukuku ve Özel hukuktur.
peki kamu nedir?
Kamu:toplumun bütünüdür.bir ülkede yaşayan herkestir.Bu herkes içine başbakanda milletvekili de vatandaşta girer.Yani toplumda nefes alan herkes kamuyu oluşturur.Kamu alanı diyorlar mesela herkese açık alan.Mesela askeri bölgeler kamusal alan değildir.Herkes giremez.

Bu konuda kişileri de göreceğimiz için kişi nedir ve kamu tüzel kişi kime neye denir ne işe yarar ona bir değineyim.

Kişi:Hukuk derki güzel kardeşlerim eğer bir varlık bir şeylere sahip olabiliyorsa o kişidir.bu borçta olabilir,hakta olabilir ev araba vbr30;

1-Gerçek kişi eki kişilik nasıl başlar derseniz kişilik anne karnından doğumla başlar.tabi bu doğum sağlam (özürlü olmamak) ve tam (sakat olmamak) olarak doğmaktır.Ayrıca başka bir özelliğe sahip olmak gerekmez.Hani bir ara vardı ya travestiler arasında annen seni doğurmamış falan diyorlardı D  
2-Tüzel Kişi:Belirli bir amaç etrafında toplanarak örgütlenmiş insan veya mallardır(mal derken bina,arsa,devlet kuruluşları,şirketler gibi).

Tüzel kişiler 3 e ayrılırlar
1-Kamu tüzel kişileri:Kamu otoritesine sahip olan kuruluşlarıdır.(trt,üniversite,)
2-Özel hukuk tüzel kişileri:özel hukuk alanında kurulmuş kişiliklerdir(dernekler,anonim şirketler)
3-KİT(Kamu iktisadi teşekkülleri):Sermayesinin bir kısmı ve ya tamamı devlete ait olan kuruluşlardır.(ziraat bankası DMO gibi).şimdi bunlar öyle şeyler ki tam olarak insanın kafasında netleşmiyor ama en azından aklımızda bişeyler olsun dimi  


Şimdi gelelim hukukun dallarına

A-KAMU HUKUKU

Kişi-devlet ve Devlet-devlet arası ilişkileri düzenleyen hukuk kuralarıdır
Kamu Hukukunun Dalları
1-Anayasa Hukuku: Devletin şeklini yapısını işleyişini organların görev ve yetkilerini temel hak ve ödevleri düzenler.
2-İdare Hukuku: Kişilerin devletle olan ilişkilerini düzenler. Kamu hizmetlerine bakar.
3-Ceza Hukuku: Suç ve Ceza teşkil eden olaylara bakar
4-Usul (Yargılama)Hukuku: Adalet dağıtılırken takip edilecek yolu belirler. Medeni usul hukuku, ceza usul ve icra-iflas usul hukuku dalları vardır.
5-Devletler Genel Hukuku : Devletlerarası ilişkileri düzenler.
6-İş hukuku: İşçi işveren ilişkilerini düzenler.
7-Vergi Hukuku: Vergi ilişkilerini düzenler

B-ÖZEL HUKUK
Kişiler arası ilişkileri düzenler.Yani vatandaş-vatandaş ilişkilerini.Bu vatandaşlar farklı ülkelerin vatandaşlarıda olabilir.

ÖZEL HUKUKUN DALLARI
1-Medeni Hukuk: Toplumda insanın bütün eylem ve davranışlarını ifade eder.
A Kişiler hukuku:kişi ve kamu tüzel kişileri arasında ki ilişkiler
B miras hukuku:
C aile hukuku
D eşya hukuku
E borçlar hukuku

2-Ticaret Hukuku: Şahıslar arasındaki ticari ilişkileri düzenler.
Ticari işlemler
Şirketler hukuku
Kıymetli evrak hukuku
Deniz ticareti hukuku
Sigorta hukuku

3-Devletler Özel Hukuku: Çeşitli devletlere bağlı bulunan şahısların ilişkilerini düzenler.

4-Fikri hukuk
Kişilerin ürettiği sanat eserleri telif hakkıdır kısacası



DEVLET
Egemen kamu gücüne sahip,hukuki bir kişiliktir. Bir milletin üzerinde siyasi amaçla örgütlenmesi sonucu ortaya çıkar. Örgütlenmiş bir Ulustur. İktidardır.
VARLIK KOŞULLARI: Topluluk, Ülke, Egemenlik.
« Son Düzenleme: 14 Mart 2008, 22:29:46 Gönderen: LGmax »

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Kpss Forum Kpss Soruları , 2013 kpss 2013 kpss soruları, kpss sonuçları

2008 Anayasa Hukuku ders notları
« : 14 Mart 2008, 22:22:03 »

 

 

 


Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #1 : 14 Mart 2008, 22:29:07 »
DEVLET VE DEMOKRASİ KAVRAMLARI


Cici kardeşlerim önceler insanlar dağınık yaşıyorlardı.doğaya hakim olmak ve yaşamayı kolaylaştırmak için insanlar bir araya gelmeye başladılar ve küçük topluluklar ortaya çıktı.Sayısı çok olan topluluklar gezerlerken çok güzel bir yer gördüler ve orda yaşayan daha az sayıdaki topluluğu oradan kovup kendileri yerleştiler .yavaş yavaş bu topluluklarda birleşmeye başlayınca devlet oluşmadı  . artık insanlar birbirlerinin bilgi birikiminden kültüründen de etkilenmeye başladılar haliynen.(acele etmeyin hemen devleti kurmayacam sabredin).Mesela iç bölgelerden gelen küçük topluluklar deniz kenarında ki toplulukla birleşti ordakilere tarımı öğretti deniz kıyısında yaşayanlarda balıkçılığı iç bölgelerden gelenlere öğretti.Beceremeyenler kendi işlerini yapmaya devam etti herkes ne yapabiliyosa onu yaptı.Daha sonra insanlar madenleri işlemeyi öğrendiler ve silahlar yaptılar bu sefer silah gücü fazla olan topluluklar madeni işleyemeyen topluluklara hükmetmeye başladı.onlarda tarımı ve daha değişik şeyleri görüp öğrendiler.tarih öncesi çağlarda başlayan bu toplanmalar yıllar sürdü ve her bölgeni artık kendi kültürü ortaya çıktı.
Yıllar geçtikten sonra küçük topluluklar kalmamış ve insanlar geniş kitleler halinde yaşamaya başlamışlardı.Artık eskisi gibi bir topluluk gelip istediği gibi orda yaşayan insanları kovamadı.çünkü orada yaşayan insanlar hooop hemşerim sen buraya geldin ama burası benim bölgem,benim toprağım dedi sende kılıç varsa bendede var,ya benimle beraber yaşa yada git başkasında bul belanı demeye başladı.

Şimdi bu kadar laf kalabalığından sonra devletin tanımını yapayım

Devlet:Sınırları belli olan bir bölgede bağımsız ve bulunduğu bölgeye egemen örgütlenmiş insanlar topluluğudur.
İnsanlar bir arada yaşamaya başladıktan sonra güçlünü zayıfı ezmemesi için belli kurallarda çıktı.Bu topluluklar haklarını savunmaları için başkalarına bunları devretti yani yöneticilik kavramı ve hukuk doğdu.
Tanımdaki egemenlik kavramı toplumun eğitim yapısı,dini inancı,maddi varlığına göre değişmiştir.Bu da beraberinde değişik devlet yapılarını getirmiş ve bizi böyle uğraştırmıştır.

Genel olarak devlet şekilleri 2 e ayrılır
A-Hukuki yapılarına göre devletler
B-Egemenliklerine göre devletler


A Hukuki Yapılarına Göre Devletler
1-Basit devletler:Bir merkezde toplanan ve tekbir siyasi otoritenin olduğu devletlerdir.Basit yapılanmışlardır.üniter devlettir.
Üniter:Tek devlet,tek bayrak,tek dil(Bu kelimeyi çok duymuş olmanız lazım örnek vereyim Türkiye)

2-Birleşik devletler
a.Federasyon:İç işlerinde serbest dış işlerinde birbirlerine bağlı devletlerdir.Her devlet ve eyaletin farklı hukuk kuralları olabilir.
Örnek:Rusya,ABD,Almanya,Kanada,Avusturya,Avusturalya
b-Konfederasyon:İç ve dış işlerinde serbest sadece belli konularda birbirlerine bağlı devletlerdir
Örnek Avrupa Birliği

B-EGEMENLİKLERİNE GÖRE DEVLET ŞEKİLLERİ
1-Monarşi:Egemenliğin bir kişiye ait olduğu devlet şeklidir(Osmanlı)
2-Oligarşi:Egemenlik bir gruba ya da belirli bir sınıda ait olan devletlerdir.(Kast sistemi,orta çağ avrupasında görülmüştür)
3-Teokratik devlet in kurallarına göre yönetilen devlet(şeriat,kilise)
4-Demokratik devlet:Halkın yöneimde söz sahibi olduğu devlet şeklidir. aşağıda ayrıntılı olarak anlatacağım az idare edin

Diğer devlet şekilleri
Kapitalist Devlet: Üretim araçlarının halka ait olması benimsenmiştir.
Sosyalist Devlet: Üretim araçlarında devlet mülkiyeti benimsenmiştir.
Lâik Devlet: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olduğu yönetim şeklidir. Resmî bir devlet dini yoktur. Kişiye, istediği dine inanabilme ve vicdan özgürlüğü tanınmıştır.
Faşizm: Batı demokrasisine karşıdır. İnsanların eşitliğini kabul etmez. Devlet yüceltilmiştir.(İtalya da ortaya çıktı
Hukuk devleti: Kanun koyan ve uygulayan devlet şeklidir.
sosyal Hukuk Dvleti: Kişilerin sosyal durumlarını haklarını iyileştiren devlet anlayışıdır. (Milli geliri artırma, adaletli dağılımını sağlama, sosyal güvenlik...)
Komunizm: Komünizm sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Herkes aynı şeyi yiyecek gibi..
Emperyalizm:sınırlarını genişletme politikaıdır.Osmanlıda ki cihan hakimiyetine benzese de ayrıldığı nokta sömürgeciliktir.Osmanlı asla sömürgeci bir politika izlememiştir.(Pardon gaza geldim  vatandaşlığa geri dönüyorum)


DEMOKRASİ
1-Bir toplumun yönetimde söz sahibi olmasıdır
2-Halk iradesi esas alınmıştır
3-Vatandaşlara yeterli hak ve özgürlüklerin tanınmış olması gerekir.

Demokrasilerin dayandığı temel ilkeler:

Millî egemenlik: Devleti yönetme gücünün millete ait olması demektir.
Özgürlük: Bireyin, başkalarına zarar vermeden davranışlarında özgür olmasını ifade eden ve doğuştan sahip olunan bir haktır.
Eşitlik: Her bireyin yasalar önünde eşit olmasını ifade eder.
Çoğulculuk: Farklı görüş, anlayış ve tutuma saygılı olmayı anlatır.Demokrasilerde çok sesliliğin olması şarttır ve bu ancak çok partili siyasî düzenle mümkündür

4-Devletin demokratik olması onun aynı zamanda hukuk devleti olma ve insan haklarına saygılı olmayı da gerektirir ve şu özellikleri taşır.
İnsan haklarına saygılı ve hürriyetçi demokrasi anlayışı olur ( özgürlük ).
Siyasî sistemdeki temel siyasî karar organları, genel oya dayanan serbest seçimlerle oluşur ( millî egemenlik ).
İktidar yarışması eşit şartlarda yürütülür ( çoğulculuk ).
Bütün vatandaşların temel hak ve hürriyetleri tanınarak, hukukî güvence altına alınır ( eşitlik ).
Yürütme ve yasama işlemlerinde yargı denetimi vardır.
Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka mahkeme önüne çıkartılamaz ( Kanunî Hâkim Teminatı ).
Yargı bağımsızdır.
Kuvvetler Ayrılığı İlkesi geçerlidir.

5-Demokrasilerde insanlara yönetime ortak olması sadece seçmen olmaları anlamına gelmez.Seçtikten sonra da çeşitli yöntemlere yönetim ortak olur



Demokrasinin uygulanış biçimleri

a-Doğrudan demokrasi.
-Halk kendi kararlarını kendisi alır
-bir başkanları yoktur
İlk çağlarda romada uygulanmıştır.(hani şu kafalarına yaprak takıp çarşafla gezen adamlar varya  )
-günümüzde uygulanmaz

b-Yarı doğrudan demokrasi(İsviçre,İtalya)
-Halkın seçtiği temsilciler(yarı) vardır fakat halk yine yönetime doğrudan katılabilir(doğrudan).
Halk girişimi:halk istediği bir şeyi uğraşmadan toplu bir şekilde dile getirerek alır
Halkın vetosu: halk istemediği bir şeyi yok eder

c-Temsili demokrasi(Türkiye,Hollanda,Almanya)
-Halk temsilcileri seçer ve meclise gönderir
-Parlamento fesh edilebilri(TBMM)
-Temsilciler azledilebilir(Yüce divan)
-Dilekçe hakkı vardır.


Evet cici kardeşlerim bu başlık altında göreceğimiz son konu hükümet sistemleri devleti kurduk yapılarına göre ayırdık şimdide yönetim biçimlerini görelim bende yatayım sora saat 4 olmuş  

HÜKÜMET SİSTEMLERİ
Hükümet sistemlerinin ortaya çıkmasındaki tek neden kuvvetler ayrılığı ya da kuvvetlerin birliği durumudur. Biz bunlara göre hükümet sistemlerini sınıflandırıyoruz .
Kuvvetler ayrılığı yasama,yürütme ve yargının birbirinden ayrılması
Kuvetler birliği ise yasma ve yürütmeni tek bir elden yürütülmesidir.
Burada birazda yasama yürütme yargı kavramlarına değineyim
Yasama: Yasa yapma işidir. TBMM T.C.r17;nde tek yetkili yasa yapma organıdır ve bu yetki devredilemez.
Yürütme:Yasaları yürürlüğe koyma ve uygulanmasını sağlama işidir.Cumhur başkanı,Başbakan,bakanlar kurulu tarafından yapılır.Peki bunu nasıl yaparlar

Muroyide kirbet ıralşadakra neyid kararakıç küzüt

Kürtçe yazmıyor tersten okuyun     .(sabah olacak neyle uğraşıyom    .

Yargı:Bağımsız mahkemelerce yapılır.

Şimdi gelelim hükümet sistemlerine

1-Diktatörlük, yasama ve yürütme ve hatta yargı kuvvetlerinin tek bir kişinin veya gurubun elinde toplandığı bir rejimdir. Diktatörlükler tanımı gereği, demokratik rejimler değildir. Bununla birlikte bazı diktatörlükler, kendilerinin demokratik olduğunu iddia ederler ve bunu göstermek için düzmece seçimler ve halkoylamaları düzenlerler. Bu seçimlerden ve halkoylamalarından devamlı olarak iktidardaki kişi veya grup galip çıkar. Bu tür diktatörlüklere r0;plebisiter diktatörlüklerr1; denebilir bakınız Pakistan ve pervez müşerref (aslında bu pek önemli değildi ama güncel olduğu için vermek istedim.

1-Meşrüti monarşi:
tek otorite padişahtır.
Yasama ve yürütme padişahtadır.
Yürütme tek başına padişah tarafından yapılır.
Yasama kısmında padişaha padişın danışma organı olarak kullandığı(Kullanması gerektiği yani ama kullanmadığı) birde meclis vardır.

2-Meclis hükümeti (1921 anayasasında uyguladık)
Meclisin başkanı hükümetinde başkanıdır
Bakanlar meclis içinden seçilir
Hükümet meclise karşı sorumludur
Yasama ve yürütme yürütmede toplanır

3-Başkanlık sistemi (Bzi hiç uygulamadık ABD ingiltereden ayrılıp bağımsız olunca kullandı hala da kullanıyor)
Yasam yürütme ve yargı sert bir şekilde ayrılmıştır.aslında hep merak etmişimdir neden sert merak edenler varsa şimdi açıklıyorum
-başkanı halk seçer(yürütme)ve başkan kendi bakanlarını seçer.Bakanlarını meclisten seçilmez buradaki meclis şöyle hani filmlerde diyorlar ya senatör geldi gitti falan o iş işte .senatörler ayrı seçilip meclis oluşturuluyor.sonra bush seçiliyor (başkan) işte kondolisa falan filan kuruyor işte bir hükümet.
-Ne meclis başkanı düşürebilir nede başkan meclisi fesh edebilir.
- Başkan kanunları veto edebiliyor,Mecliste Başkanın yaptığı tayinleri reddedebiliyor.birbirleri ile ilgili olan tek bağları yani denetleme anlamında bu.Hani Ermeni soykırım yasası amerikan meclisinde oylanma olayı vardı.Acaba bush veto edecek mi diye haberler falan çıkmıştı.
-Yargıya zaten hiç girmeye gerek yok
Şimdi sanırım sizde sert demekle ne demek istediğini anladınız

4-Parlamenter sistem(ilk defa 61 anayasasında uyguladık 82 ile de uygulamaya devam ediyorz)
-yasama,yürütme yargı birbirinden yumuşak bir biçimde ayrılır

5-Yarı başkanlık sistemi:Fransa,Portekiz
-Halk tarafından bir cumhurbaşkanı seçilir ve bazı yürütme görevleri verilir
-Meclis içinden güvenoyu alabilecek birine hükümet kurma görevi verilir.
-cumhur başkanı meclisi fesh etme ve seçimleri yenileme hakkına sahiptir.

6-Karma hükümet sistemi(1924)
-parlamenter sistemle meclis hükümetini birleştirmişler ortaya bu çıkmış.

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Kpss Forum Kpss Soruları , 2013 kpss 2013 kpss soruları, kpss sonuçları

2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #1 : 14 Mart 2008, 22:29:07 »

 

 

 


Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #2 : 14 Mart 2008, 22:35:53 »
Kanun-i esasi
1921 anayasası
1924 anayasası
1961 anayasası
1961 anayasası ile 82 anayasasının ortaklık ve farklarını görecez konu bu kadar.sonra 82 den devam etcez ta ki idare hukukuna kadar.



KANUN-İ ESASİ 1876

Şimdi kanuni esasi neden ilan edildi döneme şöyle bir göz atalım.Hemde tarih çalışmış oluruz
Osmanlı artık iyice zayıflamıştı.Denge politikası artık eskisi gibi Osmanlıyı kurtarmıyordu çünkü bloklar oluşmaya başlamıştı.İngiltere rusyanın Osmanlı üzerindeki politkalarını artık engellemiyordu(Hem beraber davranma kararı almışlardı hemde İtalya 12 adayı alınca egede nasılsa İtalya var rusyaya karşı bi kışkırtırım dedi rusya boğazı geçer ama egeyi geçemez düşüncesindeydi.)

Milliyetçilik hareketleri sonucunda bu akımdan en çok etkilene Avusturya ve Osmanlıdır.Bu politikayıda en iyi kullanan Rusya balkanlarda Osmanlıyı sürekli dürtüklüyordu.
Avrupa sürekli azınlıkları bahane edip iç işlerimize karışıyordu.
Napsak olmadı kardeşim. tanzimat fermanı yayınladık olmadı dediler(Hukuk üstünlüğü ilkesi ilk kez).
O sırada kırım savaşı patlak verdi öyle böyle derken savaş bitti.Avrupa Paris e gel de dedi hem şu anlaşmanın şartlarını konuşuruz hem de biraz alış veriş yaparsınız dedi ve bizi davet etti.Bizim akıllılarda dediki yaw bunlar orda nasıl olsa bizden azınlıklar içn hak isteyecekler biz burada haklarını verelim oraya gidince de bakın biz yaptık deriz onlarda bizden bişey isteyemez dediler rahat rahat da çarşıda gezeriz diye ıslahat fermanını ilan edip aldı gittiler pariseee.
Avrupa dedi ki yaw sana helal olsun ne güzel haklar vermişsin biz daha bişey istemiyoz ver şu fermanının fotokopisini çekip barış anlaşmasına da koyalım da tam olsun dediler ve ıslahat fermanı artık dış müdahelelere hukukilik kazandı.Avrupa yarın bir gün diyeceki ya sen böle yapcam diye anlaşma imzaladın ama bak yapmıyon neden?tarzında.
Baktılar buda tutmadı genç Osmanlılar diye bi grup çıktı dediki ya kardeşim bu iş böyle olmaz.Bizim yönetimi şeklini değişmemiz lazım dedi.II.abdülhamiti tahta çıkardılar ve meşrutiyet ilan edildi.

Kanuni esasi
Osmanlının ilk ve tek anayasasıdır
Katı bir anayasadır
Yasama yürütme yargı yürütmede toplanmıştır.
Yasama görevi Âyan Meclisi ve Meclis-i Mebusana verilmiştir. Âyan Meclisinin üyeleri padişah tarafından ölünceye kadar tayin edilebilecektir. Mebusan Meclisir17;nin üyeleri 4 yılda bir yapılan seçimle her elli bin Osmanlı erkeğinin seçeceği milletvekillerinden oluşacaktır. Yürütme yetkisi, padişahın başında bulunduğu Heyet-i Vükelar ya (Bakanlar Kurulu) bırakılmıştır.
Yasa teklifini sadece Heyet-i Vükela (padişahın iznini alarak)yapabilecektir. Heyet-i Vükelanın başkan ve bakanlarını padişah seçecek ve azledecektir.
Padişah, devlet güvenliğini bozduğu gerekçesiyle polis araştırması yaptırabilecek ve suçlu görülen kişileri sürgüne gönderebilecektir.

Tam bir meşrutiyet değildir çünkü meclisin yetkileri çok sınırlıdır.

1877-878 Osmanlır/Rus Savaşırnı bahane eden II. Abdülhamit ben sizle mi uğraşim savaşlamı diyerek 1878 r16;de yürürlükten kaldırmıştır, böylece, I. Meşrûtîyet Dönemi son bularak r0;İstibdat Dönemir1; başlamıştır.

24 temmuz 1908 yılında yeniden yürürlüğe girmiş (II.Meşrutiyet), bu kez, gerçek anlamda meşrutî monarşi anayasası hâline getirilerek, Mebusan Meclisir17; nin yetkileri genişletilmiştir.
13 nisan 1909 da bir grup baktı ki meşrutiyette işe yaramıyor biz dediler tekrar monarşiye dönelim(rejime yönelik ilk isyan).31 Mart vakası

İsyanlar çıktı İstanbul birbirine girdi selanikten hareket ordusu geldi ve isyanları bastırdı.

Bu isyan sonrasında kanuni esaside 1909 değişiklikleri
paişahın yetkileri sınırlandı(Meclisi fes etme,kanun teklifinde ki izin alma olayı)
Kanun teklifi çin padişah izni kaldırıldı
padişahın sürgün yetkisi kaldırıldı
Mebusan meclisinin yetkileri arttırıldı
Basına sansür uygulması kalktı
ilköğretim yasal güvence altına alındı
kız çocuklarına yüksek öğrenim hakkı tanındı
bakanlar meclise larşı sorumlu oldu
Osmanlının imzaladığı herhenagi bir anlaşma için mebusan meclisinin onaylaması gerekir ibaresi koyuldu(karşı imza)
cemiyetler kanunu ile partiler güvence altına alınacakatır.


1921 ANAYASASI(TEŞKİLATI ESASİYE)
I.TBMM tarafından hazırlandı
İtilaf devletleri istanbulu işgal edip meclisi basmışlar buradaki mebusları da tutuklamışlardır.
Böyleo olunca ATA anadoluda TBMM yi kurmuş ve yeni bir anayasa hazırlamışlardır.

T.C. tarihinin ilk anayasasıdır
24 maddeden oluşur
Milli güvenlik ilkesi
Meclis Hükümeti sistemi benimsenmiştir. Devlet başkanı yoktur. Çünkü, henüz devletin rejimi kurulmamıştır.
Kuvvetler birliği ilkesi kabul edilmiştir.(Yasama yürütme yargı yasamada birleşti)
Tek yumuşak anayasamızdır (kabûl edilme veya değiştirilmesi yasalarla aynı prosedüre tâbi anayasa).
Yargıdan söz etmeyen tek anayasadır
Hükümetin başkanı TBMM ninde başkanıdır ve hükümet TBMM denetimi altındadır
Seçimler 2 yılda bir yapılr ve seçme yaşı 18 dir

1923 DEÐİŞİKLİKLERİ

Devletin şekli Cumhuriyet olarak değiştirildi
Devletin dini İslam,dili Türkçe olarak değişti
Başbakan cumhurbaşkanı tarafında Meclis içinden seçilir görev süresi 4 yıldır.

1924 ANAYASASI ANAYASASI
Hükûmet Sistemi: Karma Sistem, Kabine Sistemi (yasama ve yürütme organları yasamada toplanır)
Karma Hükûmet sistemi, Meclis Hükûmeti sistemi ve Parlamenter Hükûmet sisteminin birleşmesi
Çoğunlukçu demokrasi anlayışı benimsenmiştir(en çok oy alan iktidar olur (Çoğulculukla karıştırmayalım).
Sert bir anayasadır
En uzun süre kullanılan anayasadır
Kuvvetler birliği vardır
Kanunları yorumlama yetkisi ilk ve tek olarak TBMM ye verildi

1924 ANAYASASINDA YAPILAN DEÐİŞİKLİKLER
1928 devletin dini islamdır ibaresi kaldırıldı

Önemli notsmileyevlet dini kaldırıldı fakat laik devlet ilkesi getirilmedi.Laikli ve unsurları 1937 yılında anayasaya girdi
1931r17; de seçmen yaşı 18r17;den 22r17;ye çıkartılmıştır.
1929 toprak reformu
1930 kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı verildi
1934 kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi(Seçme işi neysede seçilme işi bitirdi bizi :D)
1946r17; dan itibâren çok partili siyâsî hayata geçilmiş ( işte bu çoğulculuk ), tek dereceli seçim sistemi benimsenmiştir
Seçimler 4 yılda bir yapılır


1961 ANAYASASI

Bildiğiniz gibi 1961 anayası darbe sonucu oluşan bir anayasa ve darbenin haklılığı yada haksızlığı siyasi bir konu ve sürekli tartışılan bişey.Ben burada siyasi boyutun girmeden kim var kim yok onu söyleyip geçecem sadece.
Şimdi 1946 yılında hepimizin bildiği gibi çok partili hayata geçildi(Nası bilmiyon yaa yukarda söledim ya)
İş böyle olunca Adnan menderes,Fuat köprülü,celal Bayar ve Refik koraltan CHP den ayrılarak r0;dörtlü takrirr1; adı altında bi grup kurmuşlar.Daha sonra hızlarını alamayarak Demokrat partiyi kuruyolar ve bu parti 1950 den 1960 müdahalesine kadar ektidarda kalıyor.Daha sonra hepimizin bildiği 27 mayıs müdahalesi geliyor ve r0;Milli birlik komitesir1; oluşturulup meclis adına meclisin yetkileini kullanmaya başlıyor.Daha sonrda bir kurucu meclis oluşturuluyor ve 1961 anayasası hazırlanıyor

1961 ANAYASASI

Hükûmet Sistemi: Parlamenter Sistem, Kabine Sistemi
Yasama yetkisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak 2 ye bölüşülmüştür.
Temel hak ve özgürlüklerin en ayrıntılı biçimde düzenlendiği anayasadır.
r0;Sosyal Hukuk Devletir1; ilkesi ilk kez bu anayasada yer almıştır.
Hukuk devleti kavramı ilk kez 1961 anayasında görülmüştür
Atatürk ilkelerinden halkçılk,inkılapçılık,devletçilik kabul edilmemiş milliyetçilik ilkesi milli devlet olarak değiştirlimiştir.
Kuvvetler ayrılığı ilk kez uygulandı
İlk kez parlementer hükümet sistemine geçildi
Çoğulcu demokrasi anlayışı benimsendi
Özerk kurum ve kuruluşlar oluşturuldu
Anayasa Mahkemesi kurularak;
Anayasanın üstünlüğü ilkesi,Kanunların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimi kabûl edilmiştir.
Yüksek mahkemeler tek tek düzenledi.


12 MART MUHTIRASI 1971-1973 DEÐİŞİKLİKLERİ
Bakanlar Kurulur17;na Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmiş,
Üniversite özerkliği azaltılmış,
TRTnin özerkliği kaldırılmış, devlt kurumu haline getirilmiş
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Devlet Güvenlik Mahkemesi kurularak yargı denetimine sınırlama getirilmiştir
( DGM ler 2004 de kaldırılmış, yerlerini, Ağır Ceza Mahkemeleri almıştır ).
Temel hak ve özgürlükleri ksıtlandı ve devlet memurlarının sendika kurma hakkı kaldırıldı.
Küçük partilerin anayasa mahkemesine iptal davası açma yetikisi kaldırıldı
Anayasa mahkemesi kanunları sadece şekil yönünden denetleyebilit hükmü getirildi


1982 ANAYASASI

Bu anayasayı ayrıntılı biçimde görücez o yüzden sadece ismini verdim ve 1961 le benzerlik ve faklılıklarını görelim.

. BENZERLİKLER
İki anayasa da, askerî müdahale sonrasında hazırlanmıştır.
İki anayasada da, bir kanadı sivil, bir kanadı askerî kesim oluşturmuştur:
Askerî Kanat Sivil Kanat
1961: Millî Birlik Komitesi Temsilciler Meclisi
1982: Millî Güvenlik Konseyi Danışma Meclisi
İki anayasa da halk oyuna sunularak kabûl edilmiştir (1961: %61, 1982: %91 r0;EVETr1; oyuyla).
Sivil kanadın bakanlar kurulu kurma ve düşürme yetkisi yoktur.
Sivil kanat, seçim değil, atamayla gelmiştir.


FARKLILIKLAR
1961 Anayasasır17;nın aksine, 1982 Anayasasır17;nın halk oylamasında anayasanın kabûlü cumhurbaşkanı seçimiyle birleştirilmiştir (Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren 7. Cumhurbaşkanı olmuştur ).
1982 Anayasası daha kazuistik ve daha serttir.
1961 Anayasası, 1982 Anayasasır17;na kıyasla, daha fazla temel hak ve özgürlüklere yer vermiştir.
1982 Anayasasır17;nda otorite (devlet) - özgürlük dengesinde otoritenin ağırlığı artmıştır.

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #3 : 14 Mart 2008, 22:39:38 »
1982 ANAYASASININ TEMEL HÜKÜMLERİ
Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir ( madde 1 )
Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir ( Madde2 )
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı İstiklâl Marşır17;dır. Başkenti Ankarar17;dır ( Madde 3 )
Bu maddeler değiştirilemez ve değiştirilmeleri teklif edilemez ( Madde 4 )

B. DEVLETİN TEMEL AMAÇ ve GÖREVLERİ
Kişinin temel hak ve özgürlüklerini, sosyal ve hukuk devleti anlayışına aykırı olan her türlü kısıtlamaya karşı korumak.
İnsanların maddî ve manevî gelişmesinin önünü açmak.
Toplumun rahat, huzur ve sükûnunu sağlamak.
Türk Milletinin bağımsızlığını ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü korumak.
Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, devletin görevleri olarak Anayasar17;nın 5. Maddesinde yerini bulmaktadır (Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan siyasal sosyal ve ekonomik engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktırr1; ).


C.KİŞİ TEMEL HAK ve ÖDEVLERİ
r6;Herkes, kişiliğine bağlı , dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını ihtiva eder. Temel hak ve hürriyetler ancak kötüye kullanıldığında ve olağanüstü durumlarda sınırlanabilir veya durdurulabilirr1; ( Madde 12 ).(sıkıyönetim OHAL)
r6;Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz ( Madde 17 ).
Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ( Madde 18 ).
Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir ( Madde 19 ).
Kimsenin özel ve aile hayatının gizliliğine, konutuna dokunulamaz ( Madde 20-21 ).
Herkes, haberleşme, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir ( Madde 22-23 ).
Herkes, vicdan, dini inanç, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir ( 24-26 ).
Basın ve yayın yoluyla görüşler özgürce açıklanabilir. Basın özgürdür ve sansür edilemez. Herkes dernek kurma, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ve mülkiyet edinme hakkına sahiptir ( Madde 28-35 ).

Önemli not:tüzüklerde temel hak ve özgürlüklerle ilgili düzenlemeler yapılamaz.

Ç.DOKUNULAMAZ HAKLAR

Yani hiçbir şekilde dokunulamayan haklardır bunlar.Savaş halinde bile dokunulamaz.
Yaşama hakkı.
Karar verilmedikçe kimse suçlu sayılamaz.
Suç ve cezalar geçmişe yürütülemez.
Önemli not:Lehe kanun uygulaması diye kavram var arkadaşlar bence biraz önemli anlatayım az.Diyelim ki gidip KPSS sorularını çaldınız ve şimdiki kanunlara göre 3 yıl hapis cezasına çarptırldınız.siz içerde yatarken kpss sorularını çalanlara 6 yıl ceza verilmesi kararlaştırldı.Burada siz yine 3 yıl yatasınız.yani suçun karşılığında kanun 2 düzenleme yaptıysa sizin lehinize olan kanuna göre yargılanıyor ve işlem görüyorsunuz.
Kimse, din, vicdan, düşünce açıklamasına zorlanamaz.
Kişinin maddi ve manevi bütünlüğüne dokunulamaz.

D.SOSYAL ve EKONOMİK HAKLAR
Eğitim ve öğretim hakkı. İlköğretim bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.
Sosyal güvenlik hakkı.
Ailenin korunması.
Çalışma ve toplu sözleşme özgürlüğü.
Sendika kurma ve grev hakkı.

E.SİYASÎ HAK ve ÖDEVLER
Vatan hizmeti.
Türk vatandaşlığı: Türk anadan veya Türk babadan doğan herkes Türkr17;tür
Dilekçe hakkı.
Seçme ve seçilme hakkı.
Siyasi partiler ile ilgli haklar
Vergi ödevi.
Kamu hizmetlerine girme hakkı.



SEÇİMLER ve YÜKSEK SEÇİM KURULU

Bazı temel kavramlar

Seçim:kendilerine memuriyet, temsil yetkisi veya bir vekalet verilecek, kanuni şartlara uygun kişilerin, bir kısım veya bütün vatandaşlar tarafından oy kullanarak belirlenmesi

Seçmensmileyy kullana kişidir.Peki kimler oy kullanabilir yada kullanamaz

Oy kullanabilenler
18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılan seçimlerde uygulanmaz.Mesela seçimden önce seçilme yaşı 25 e düşürüldü fakat 1 yıl geçmediği için uygulanamadı.


Oy kullanamayacak kişiler
Silâh altında bulunan erbaş ve erler
Askeri öğrenciler
Taksirli suçlar hariç olmak üzere hükümlüler oy kullanamaz. Ancak tutuklular oy kullanabilir.

Burada hükümlü nedir?tutuklu nedir ona bakalım

Bir gece evde yatıyosunuz ve kapı çalıyor.Açıp bakıyosunuz polis.allah Allah.Siz güya kimlik görebilirmiyim diyosunuz hani hak verilmiş ya bize, poliste patlatıyor şamarı dalgamı geçiyon diye sonra sana diyolar ki MEB bakanını öldürülmüş seni cinayetten ;tutukluyoruzr1;.sizi alıp cezaevine koyuyorlar ve mahkemenizin tarihini orda beklemeye başlıyosunuz.Mahkemeniz bitene kadar,suçunuz kesinleşene kadar tutuklusunuz.
Mahkemeniz bitti ve siz gerçektende bu suçu işlemişsiniz ve adam öldürmekten r0;hüküm giymişsinizr1; siz artık kaç yıl verdilerse yatacaksınz Allah sabır versin ve teşekkürlersmileysmileysmiley.siz artık hükümlüsünüz ve oy kullanamzsınız.

Taksirli suç ise istemeden işlenen suçlardır.Mesela KPSS den 98 puan aldınız tercihinizi yaptınız gittiniz bakanlığa hüseyin abi konuşuyor ve düğmeye basıyor bi bakıyosunuz yerleştiniz o kadar seviniyosunuz ki kollarınızı havaya kaldırırken elinizdeki telefon gitti Hüseyinciğimin ense köküne geldi dengesini kaybetti düşerken de kafasına kürsüye çarparak beyin kanaması geçirdi ve Allah tarafından iradesi elinden alındısmileysmileysmileysmileysmiley.Harbi piskopatlaştım yaa smileysmileysmiley.Bu,istemeden suç işlemek oluyor taksirli bu demek

Ön seçim:siyasi partilein kendi adaylarını belirlemek için kendi içlerinde yaptıkları seçimlerdir.Liste olayı varya işte bu listeyi hazırlamak için yapılıyor.Fakat bizim siyasiler alıyor o listeyi kendiler seçiyorsmiley.

Ara seçim:boşalan milletvekilliği,muhtarlık gibi normal seçi döneminde yapılır.Tayyip amcanın yasağı vardı hani sonrada siirtten seçilmişti hatırladınız mı.Böyle bi seçim işte.

Yerel Seçim:Belediyeler muhtarlıklar bu seçimle belli olur

Seçim mazbatası:Seçimin sonucunda seçilen kişiye seçildiği sıfatın artık yürürlükte olduğunu belirtmek için yollanır.İstanbul MHP milletvekili hani trafik kazası geçirmişti mazbatasını almadan.O yüzden devlet töreni düzenlenmemişti.

Seçim birimismiley ülkede veya bölgede ortalama kaç geçerli oya bir milletvekili düştüğünü gösteren rakamdır.mesela Trabzon için 2000 geçerli oy 1 milletvekili eder.


Şimdi sırada seçimlerin bağlı olduğu ilkeler ve seçim sistemleri var.

SEÇİMLERİN BAÐLI OLDUÐU İLKELER
Genel oy: Bütün vatandaşlar hiç bir ayrım ve sınırlama olmadan oy hakkına sahiptir
Eşit oy: Her seçmen tek oya sahiptir
Serbestlik: kimseye oyunu belli yönde kullanması için baskı yapılamaz
Gizli: Kapalı zarf ve kabin ile sağlanıyor
Tek dereceli: Seçtiğimiz kişilerin direk meclise girmeleri
Acık sayım ve döküm esasına göre
Oy gizli kullanılır, dökümü açık sayım şeklindedir.
Seçimler yargı organlarının yönetim ve denetiminde yapılır (Yüksek Seçim Kurulu).
 kaynaklarda bi sürü daha seçim ilkelerinden bahsedilmiş ama anayasda bunlar yazıyor arkadaşlar.Siz yinede bilinde zannetmiyorumki bunlardan başka çıksın o yden yazmıyorum.

Seçim sistemleri
1-Çoğunluk sistemismileyaha çok partileri tek başlarına iktidar olarak gelmelerini sağlamak isteyen demokrasilerde kullanılır.Demokratik parlementer rejimlere uyungun bir sistemdir.

a- Nispi çoğunluk (ingiltere)
ülkemizde 1950-60 yılları arasında uygulanmıştır. Demokrat parti bu sisteme göre meclise 424 vekil sokmuştur
bu sistemde en çok oy alan liste veya aday kazanmış olur.
Aday ve ya partiler çok olduğu durumlarda işler karışık biraz.
Mesela 1957 seçimlerinde oyların % 48'ini alan D.P. 424; oyların % 52'sini alan muhalefet partileri ise toplam 186 milletvekili çıkarmışlardır
Genel oyların çoğunluğunu alamamış bir parti mecliste üstünlük sağlayabilir.

b- Mutlak çoğunluk:Bu sistemde, kullanılan oyların yarıdan fazlasını alan aday veya aday listesi seçimi kazanmış olur. Mesela, kullanılan oyların toplamı: 42.000 olsun. Kazanabilmek için 21.001 oy almak gerekir. Mutlak çoğunluğu almak çok zordur. Bazı ülkelerde birinci seçimde uygulanır. Kazanan olmazsa ikinci seçim yapılır.


c-Belli yüzde çoğunluğu sistemi:Buna n çoğunluk da denir. Kazanabilmek için aday veya aday listesinin; kullanılan oyların belli bir yüzdesinin çoğunluğunu alması gerekir. Mesela, oyların % 40'ının, % 50'sinin, % 80'inin alınması halinde kazanılmış olacağı gibi.

2-Nispi temsil sistemi: (Barajlı dhond sistemi ile birlikte ülkemizde kullanılır)
Seçmenlerin düşüncelerine daha uygun temsil edilmelerini sağlar. Değişik fikir ve siyasi görüşler parlamentoya girer. Azınlıkların veya bazı düşünce taraftarlarının, meclislerde temsili ancak bu sistemle mümkün olur. Bu sistemle ülkedeki parti sayıları çoğalır. Ancak çoğunluk sağlamak zor olduğundan; kuvvetli ve tek partiye dayanan hükümetler kurulması da güçleşir. Seçilenler genellikle tabandan ve seçmenden uzaklaş.Peki nasıl olur bu
Şimdi diyelim ki bir A şehri var bu şehrin 5000 nüfusu var.seçim birimi ide 1000 olsun.burada 1000 geçerli oy alan her parti diğer iller bakılmaksızın meclise girebilir.

3-Barajlı seçim sistemi:
Bu sisteme göre ülke genelindeki oyların %10 unu alan partiler meclise girebilir.(barajlı Dhond sistemi)
Diyelim ki Ankara nın 10 milletvekili hakkı var a partisi 5 b partisi 3 c partiside 2 vekil almaya hak kazandı ama b partisi ülke genelinde %10 barajını geçemedi.Bu durmuda da boş kalan sandalyeler oyları oranına göre barajı geçen illere dağıtılır.

Ve son olarak geldik yüksek seçim kuruluna.bundan sonra seçimi yapıp meclise girecez.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

YSK 7 asıl ve 4 yedek üyeden oluşur
Üyelerin 6 sı Yargıtay,5 i Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından salt çounluk ve gizli oyla seçilir
Kendi aralarında gizli oy ve salt çoğunlukla başkan ve başkan yardımcısı seçilir
Daha sonra başakan ve yardımcısı hariç geri kalan üyelerden tombala torbasına isimler atılıp kura çekmek suret ile Danıştay ve yargıtaydan 2 şer üye yedeğe alınır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar seçimin düzeni se.miden sonra itirazlar,değerlendirmeler kısacası seçimle ilgili her şey den YSK sorumludur.
YSK kararları aleyhine başka mahkemelere dava açılamaz
Seçimler referandumlar YSK tarafından yönetilir ve denetlenir.

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #4 : 14 Mart 2008, 22:47:37 »
Şimdi cici kardeşlerim anayasayı hazırladık seçim kurallarınıda hazırladık.Sırasıyla önce siyasi partileri kuracaz
Milletvekilleri aday yapıp seçime sokacaz
Sonra meclis başkanı seçip bırakacaz.

Siyasi partiler

Demokrasinin direği siyasi partiler toplumdaki insanlarsın siyasete aktif şekilde katılmasını sağlarlar.Siyasi partiler kuran bu insanlar seçime girerek yönetimde de söz sahibi olabilir.
Siyasi partiler kanunu diyor ki siyasi partilere üye olma yeterliliğine sahip herkes siyasi parti kurabilir.sırayla görelim
1-siz dediniz ki bu iş böyle olmayacak başbakan olayımda şu KPSS sınavını kaldırayım.
2- size çok acil yine siyasi partile üye(18 yaşını geçmiş) olabilen 29 kişi lazım.bir de siz 30.30 kişi oldunuz mu siyasi parti kurabilirisiniz
3-gerekli belgeleri hazırladıktan sonra iç işleri bakanlığına başvuruyorsunuz.iç işleri bakanı belgelerinizin fotokopisini çekip Cumhuriyet baş savcısına ve anayasa mahkemesine durumu iletiyor ve partiniz için bi sicil dosyası açılıyor.gekeli kontroller yapıldıktan sonra partiniz kurulmuş oluyor.
-partinizin genel merkezi ankarada olmak zoruda
-Eğer partim devletten mali yardım alsın istiyorsanız seçimlerde %7 oyun altına düşmeyin
-E ben geçemedim gidip ticaret yapim para kazanimde diyemezsiniz yasak
-Yabancı ülkelerden para alsam olmaz mı? Olmazzzzz
-çok zengin bir arkdaşımın babası(gerçek kişi) yardım etcek olmaz mı?yok gene olmaz
-Amcam belediye başkanı (tüzel kişi) o yardım edebilir mi ? oda edemez
-Ohooooo ben nasıl seçilmede miting yaparaken partimin simgelerinin basılı olduğu şapkaları nasıl dağıtcam derseniz
-üye aidatları
-Milletvekili aday olmak isteyenlerden alacağınız paracıklar
-%7 oy alınca da devlettlen para alacaksınız başka yolu yok.
-Kimse duymaz ben yine para toplar ticaret yaparım derseniz anayasa mahkemesi sizi mali yönden denetliyor.Onlar böyle şeyleri yutmazlar.

Neyse partinizi kurdunuz ve üye toplamaya başladınız kimleri partinize üye yaparasaız başınız ağrır

1Hakım ve savcılar.
2 Sayıştay dahil olmak üzere yüksek yargı organları mensupları
3 Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlar
4 Isçı olmayan diğer kamu görevlileri
5.TSK mensupları
6 Yüksek öğretim öncesi öğrenciler.

Peki tamam partiyi kurdunuz ama bişey yapmadınız patiyi kapatma kararı aldınız yine aynı yöntemlerle partinizi kapatabilirsiniz.Ama bu kadar uğraştım kapatırken de ismim duyulsun az karizma yapim derseniz
Anayasaya,devlete, siyasi parti kanuna muhalefet edin.Terör olaylarına bulaşın
Cumhuriyet başsvcısı ve ya vekili,Anayasa mahkemesine kaptama davası açar o ara baya bir reyting alırsınız.
Bakanlar kurulu kararı ile adalet bakanı açabilir
Anayasa mahkemesinde 11 kişiden 7 si(3/5) evet bu parti kapatılsın derse partiniz güme gider.
Mecliste bulunan partiler kapatama davası açabilir.
-aynı parti ismini kullanarak başka parti açamazsınız
-5 yıl süreyle başka partilere üye olmazsınız.

Bu iş ne kadar zormuş ben bari ufaktan başlayım milletvekili olayım biraz çevre yaptıktan sonra bu işe girerim derseniz gecenin bir yarısında ışığı kapatıp romantik bir müzik eşliğinde arzu edenler mumda yakabilir kendinize yıllardır cevabını aradığınız şu soruları sorun.

1 25 yaşını doldurdum mu
2 En az ilk okul mezunumuyum
3 Askerlik hizmetini yaptım mı(Kızlar sormasın lütfen başlamadan bitirmeyelim smiley)
4Kamu hizmetinden yasaklandım mı(rüşvet yolsuzluk yaptımda mahkeme bana yasak getirdi mi)?
5 Taksirli suçlar hariç 1 yıldan fazla hapis yattım mı
6Yuz kızartıcı suç isledim mi(hırsılık
7 Devlet sırrını açığa vurdum mu
8 İdeolojik ve anarşik suçlara katıldım mı(Umarım yukarıdaki siyasi partiyi karizma yoluna başvurmadınız)
9 Kısıtlımıyım değimliyim

Kamu görevlisiyiseniz,hakimseniz,askerseniz görevden istifa ederek aday olablirsiniz.
Bunlar size uyduysa gidiyosunuz bi siyasi partiye ben öyle ben böyleyim diyeretekten aday oluyosunuz ve başlıyorsunuz mitinglere taa ki seçimin yapılacağı Pazar gününden önceki Cuma gününe.Cuma günü son.

Bu fırsatı çok iyi değerlendirin eğer seçilemezseniz 4 yıl boşta beklersiniz KPSS gibi değil yani smiley.yeni seçim 4 yıl sonra olacak.Ya ben kazanamazsam ölürüm demeyin ne olacağı belli olmuyor ne gibi mesela
Meclis başkanlık divanı kurulduktan sonra bakanlar kurulu kurulamazsa,
bakanlar kurulu güven oyu alamaz ve 45 gün içinde yeni bakanlar kurlu kurulamazsa
Başbakan istifa eder ve yeni bakanlar kurulu kurulamzsa
Cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesini TBMM başkanını danışarak isteyebilir

Bunu dışında ara seçim şansınız var ama bu şansınız sadece 1 tanecik.Yani bir seçim döneminde yalnızca 1 kere ara seçime gidilebilir.Ara seçimler TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde yapılır.Fakat 30 ay geçmedikçe ve seçimlere 1 yıl kala ara seçime gidilmez.
Fakat ne zaman olursa olsun meclis ğye tamsayısının %5 i boşalarısa ara seçime gitmek kararlaştırılabilir.

Bir istisna durum daha var oda şu.diyelim ki mecliste Trabzonu temsil edecek vekil kalmadı boşalmayı takip eden 90 gün sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır

Bir de kötü haberim var size savaş durumu varsa ülkede meclis seçimlerin 1 yıl ertelenmesine karar verebilir.


Biz iyi yönden bakalım ve sizi seçelim vekil olarak.Seçildiğiniz anda değil mazbatanızı aldığınız anda siz artık bir millet vekilisiniz.Siz sadece seçildiğiniz bölgeydi değil bütün yurdu temsil ediyorsunuz artık.Doğru ankaranın yolunu tutuyorsunuz kaydınızı yapıp kürsüde yemin ettikten sonra ziraat bankası bankamatiğiniz geliyor ve artık Milletvekilisiniz.

Şimdi bu vekilliğinizi kaybetmemeniz için yapmamanız gereken bazı davranışlar var onlara değineyimde uyarmadı demeyin.

Vekillikle bağdaşmayan işler

-Devlet ve kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşların doğrudan veya dolaylı katıldığı teşebbüs ve ortaklıklar girmeyeceksin
-Kamu yararına çalışan derneklerin ve devletten yardım alan vakıfların kamu meslek kuruluşları,sendika ve bunların üst kuruluşları ve teşebbüslerinde yönetim ve denetim kurullarında görev alamayacaksın ,vekil olmayacaksın
-Kimse seni TBMM üyeleri yürütme organının teklif inha atama veya onamasına bağlı resmi veya özel bir işte görevlendiremez.Yani bakanlar kurulu benim oğlanın okulunda matematik öğretmeni yokmuş git orda öğretmenlik yap diyemez ama 6 ayı aşmamak TBMM de buna karar verirse gidersinsmileysmiley.(tabi böyle bir görev değil.görevin önemi yok zaten önemli olan yöntem siz yöntemi bilin)

Milletvekilliğiniz nasıl düşer

1.Milletvekilinin istifa etmesi(TBMM Başkanlık Divanının tespiti ile Meclis Genel Kurulunca kararlaştırılır)
2. Kesin hüküm giyme veya kısıtlanma haline düşmesi. Kesin mahkeme kararının genel kurula bildirilmesi.
Burada birkaç bişey söylim dokunulmazlık olayı var ya hani.Eğer vekil suçüstü yapılmışsa yada davanın gidişatın engelleyecek bir harekette bulunmak isterse dokunulmazlığa bakmadan tutuklanır.Fakat bu hemen meclise bildirilmelidir.
3. Milletvekilliği ile bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmek(Genel Kurulda gizli oyla karar verilir)
4.Meclis çalışmalarına özürsüz ve izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam 5 bileşim günü katılmamak.Meclis Başkanlık Divanının tespiti üzerine Genel Kurul üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verir.
5.Partisinin temelli kapatılmasına sebep olan, milletvekili Anayasa Mahkemesinin temelli kapatılmasına ilişkin kesin kararını resmi gazetede yayınlandıktan itibaren düşer.

Üyeliğin düşmesine kural olarak meclis genel kurulu gizli oyla karar verir.
r12;Milletvekilliği düşen vekil 7 gün içerisinde Anayasa mahkemesine başvurur. Anayasa mahkemesi 15 gün içinde karar verir.

Bunların dışında vekilliğiniz şu nedenlerle düşer
1.Seçimlerin sona ermesi.
2.Allah tarafından iradeniz elinizden alınırsa(ölüm)
3.Cumhurbaşkanı seçilirseniz(hayalsmiley)
4.Vekillik ben sıktı Belediye başkanlığına yada köy muhtarlığına aday olup(Yerel seçimlere girip seçilme) seçilirseniz vekilliğiniz düşer.(Yok deve)

Bunun dışında maaşınız gayet güzel.İsterseniz 3 aylık maaşınızı peşin alabilirsiniz.
Bakan olursanız kırmızı plaka makam arabanız da olur.
Öğretmenlik gibi meclis 2 ay tatil oluyor tabi bu duruma göre 3 ay da olur.(en fazla 3 ay.

Millet vekilinin yasama sorumsuzluğu
Vekiller meclis içindeki oylarından,sözlerinden ve bunları meclis dışında da dile getirmekten sorumlu tutulamazlar.
bunun sağladıkları
Cezaya karşı koruma sağlar
bu hak süreklidir ve meclis tarafından kaldırılamaz

milletvekilnin yasama dokunulmazlığı

seçim öncesi ve ya seçimden sonra (vekilken) bir suç işlediği ileri sürülen bir vekili meclis kararı olmadıkça tutulamaz,sorgulanamaz ve yargılanamaz.
Her hangi bir suça karşılık ceza verilmişise vekilliğin bitmesi beklenir ve bu sürede zaman aşımı işlemez
Suçüstü hallerinde meclise doğrudan bilgi verilerek tutuklayabilir,alıkoyabilinir.
Seçimden önce başlamak kaydıyla anayasanın 14. maddesindeki durumlardan biri varsa yine alınabilir

bu dokunlumazlık nisbidir
geçicidir ve kaldırılabilir

TBMM 550 milletvekilinden oluşur.Şimdi biz bu 550 yi doldurduğumuza göre önce bi meclis divanı oluşturalım sonra cumhur başkanını seçelim ve orda kalalım.

Meclis Başkanı nasıl seçilir.

Meclis başkanı seçilene kadar en yaşlı üye meclis başkanı olur
Siyasi parti grupları meclis başkanlığı içn aday göstermezler.
Başkanlık seçimi aday gösterme işlemi tamamlandıktan(15 gün) sonra 5 günü içinde bitirilir.
Meclis başkanı seçimi gizli oyla yapılır. Yani el kaldırmayacaksınız bir zarf içinde gidip kutuya atıyorsunuz acemilik edipte milleti kendinize güldürmeyin ayıp.
1.turda 2/3 çoğunluk
2.turda 2/3 çoğunluk
3.tturda salt çoğunluk
4.turda 3. turda en çok oy alan iki aday katılır ve en çok oyu alan meclis başkanı olur.

Meclis başkanının görevler ve yetkileri

Toplantılara başkanlık etmek
Tatil veya aralarda kendiliğinden yada üye tamsayısının 1/5 i miilletvekilnin yazılı istemi ile meclisi toplantıya çağırmak
Cumhurbaşkanına vekalet etmek
Önemli not:buradaki vekalet cumhur başkanı yurt dışında ve ya hasta olduğu zamandır.Cumhurbaşkanının görev süresi dolsa bile yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar eski cumhurbaşkanı görevde kalır.Meclis başkanı burada vekalet etmez.
Seçimlerin yenilenmesi konusunda cumhura görüş bildirmek
Meclisin kolluk ve yönetim hizmetlerini yürütmek
Seçim için kurulan geçici bakanlar kuruluna siyasi parti gruplarından alıncak üye sayısını belirlemek

Meclis iç tüzüğü ve meclis başkanlık divanı

Meclis iç tüzüğü

Meclis iç tüzüğü meclis çalışma düzenini gösteren kurallardır.
Çalışmalar bu tüzüklere ve anayasaya göre yapılır.
İç tüzükler resmi gazetede yayınlanırlar ve anayasa mahkemesi iç tüzüğün anayasaya uygunluğunu denetler.
Mesela meclis iç tüzükleri siyasi parti gruplarının üye sayıları oranında çalışmalara katılmasını sağlar.Mecliste bir siyasi parti grubu en az 20 milletvekili ile kurulur.Siz eğer 20 kişilik bir siyasi parti grubunu iç tüzükle yok sayar 30 kişi olmalılar derseniz bu anayasaya aykırı olur ve anaysa mahkemesi düzeltilmesini ister.

Meclis başkanlık divanı

Meclis başkanı
Başkan vekilleri
Katip ve üyeler
İdare amirlerinden oluşru.

Başkanlık divanına partiler meclisteki üye sayılarına göre katılırılar
Başkanlık divanı seçimi2 kez yapılır 2+2

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #5 : 14 Mart 2008, 22:51:11 »
En son meclis başkanını ve meclis başkanlık divanını seçmiştik.Meclisin göre ve yetkilerini yazalım ve yasamayı bitirelim.Ardından bakanlar kurulu var ama bakanlar kurulunu kurabilmek için ilk önce bir cumhur başkanımız olması lazım dimi.En çok oy alan parti başkanını çağırıp bakanlar kurulunu kurma görevi verecek.O zaman cumhur başkanını seçelim bu gün ve görevlerine bakalım.

Daha önce kısaca değinmiştim ama şimdi bi çok yerde karşımıza çıkacak şu yasama yürütme yargı ne demek bidaha bakalım.

Yasama yürütme yargı demokrasilerde birbirinden ayrılmak zorundadır.

Yasama yetkisi: Kanun koymaktır.yasa yapmaktır.TBMM bu yetkiyi kullanır ve başka hiç kimseye bu yetki devredilemez.

Yürütme yetkisi: Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulur17;na verilmiştir.İdare etmektir kısacası.Sen şunu yap sen bunu yap tarzı.TBMM tarafından çıkarılan kanunların uygulanmasın sağlarlar.Fakat burada ince bir nokta var.yürütme(bakanlar kurulu) bazen yasama görevi de yapabilir. (Tüzük, Yönetmelik, Kanun Hükmünde Kararname).

Yargı yetkisi: Türk Milleti, dolayısıyla TBMM adına bağımsız mahkemelere aittir.

TBMM NİN GÖREV VE YETKİLERİ


Kanun koymak, değiştirmek, kaldırmak.
Bakanlar Kurulur17;na, Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermek.
Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabûl etmek ( Cumhurbaşkanı sadece bütçe kanununu veto edemez. TBMM Bütçe Komisyonu 40 kişiden oluşur. Üyelerin 25r17;i iktidar, 15r16;i muhalefete mensuptur).
Para basılmasına karar vermek ( paradan sıfır atılmasına da).
Savaş hali ilanı, savaş ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına karar vermek ( Cumhurbaşkanı ile birlikte ).
Genel ve özel af ilanına karar vermek.
Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanlık Divanır17;nı seçmek.
İç Tüzüğü hazırlamak veya değiştirmek.
Milletlerarası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak ( bu anlaşmalar kanun niteliğindedir; itiraz edilemez ).

Bu son madde ile ilgili biraz konuşalım.Recep amca çok geziyor ya.gitti bi ülkeye orda bi anlaşma imzaladı.Geldi geri TBMM onaylaması lazım.Eğer TBMM onaylamazsa anlaşma yürürlüğe girmez.
Birde bu anlaşmaların anayasaya uygunluğu var.Eğer anlaşma maddesinden insan hakları ile igilin bir madde varsa ve bu madde anayasaya uygun değilse bile anlaşmadaki madde geçerlidir.Unutmayın sadece insan hakları ile ilgili maddeler için geçerli bu karıştırmayın.


TBMM NİN BİLGİ EDİNME VE DENETLEME YOLLARI

SORU:Bu basit bir şey ve TBMM tv yi izlediğiniz zaman ne kadar saçma sorular sorulduğunu ve biraz danışıklı döpğş gibi olduğunu göreceksinz smiley.
Nasıl oluyor peki.Bu bakanlarlardan ve ya başbakandan sözlü yada yazılı cevpa istemektir.Vekil bir soru yazıyor ve bunu meclis divanına iletiyor.Meclis divanı bunu değerlendiriyor ve mecliste soruyu okuyolar ve ilgli bakan çıkıp cevaplıyor.Burda önemli olabilcek bir şey varsa oda

Şey her zaman ayrı yazılır.
Her her zaman ayrı yazılır (herkes ve herhangi istisna)
Hiç her zaman bitişik yazılır(hiç kimse istisna)
Daha unutmazsınız.:D:D

Evet asıl önemli olan konu şu eğer bir bakana birden fazla soru sorulmuşsa bu başbakana sorulmuş sayır.

GENEL GÖRÜŞME: Toplumu ilgilendiren bir kanunun TBMM genel kurulunda görüşülmesidir.

MECLİS SORUŞTURMASI:
Başbakan veya Bakanların cezai sorumluluklarının araştırılmasıdır.
TBMM üye tam sayısının en az 1/10r17;unun Başkanlık Divanır17;na vereceği önerge ile soruşturma açılması istenebilir.
Meclis bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi durumunda, Meclisteki siyasî partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak on beş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır.
Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclise sunar.
Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Bu süre içinde raporun meclis Başkanlığır17;na sunulması zorunludur.
Rapor, Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde üyelere dağıtılır.
Dağıtımdan itibaren on gün içinde görüşülür.
Bir bakan, bakanlar veya Bakanlar Kurulur17;nun Yüce Divanr17;a sevk kararı, üye tam sayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınabilir.
Başbakanın Yüce Divan (Anayasa Mahkemesi)r17; a sevki durumunda hükümet istifa etmiş sayılır.
Cumhurbaşkanının atayacağı bir başbakan, 45 gün içinde hükümeti kurmak ve ardından güvenoyu almak zorundadır.

MECLİS ARAŞTIRMASI: Belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemedir.

GENSORU:: Hükümet veya bir bakanın siyasî sorgulamasıdır. Gensoru önergesi, bir siyasî parti grubu adına veya en az 20 milletvekili tarafından verilebilir. Bakanlar Kurulu veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile olur. Oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.

NOTLAR:
TBMM, bir yasama yılında en çok 3 ay tatil yapabilir.
TBMM, Ekim ayının ilk günü Cumhurbaşkanının açış konuşmasıyla çalışmalarına başlar.
Kanun teklif etmeye, sadece Bakanlar Kurulu ve Milletvekilleri yetkilidir ( Bakanlar Kurulu: Kanun tasarısı. Milletvekilleri: Kanun teklif i).
TBMM tarafından kabûl edilen kanunları Cumhurbaşkanı 15 gün içerisinde yayınlar. Yayınlanmasını uygun bulmadığı kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMMr17;ye iade eder (veto). TBMM kanunu aynen gönderirse, Cumhurbaşkanı yayınlamak zorundadır.Ardından 60 gün içerisinde Anayasa Mahkemesir17;ne kanunun iptali için başvuru hakkı vardır.
(Aynı surumda anayasa değişikliklerini halk oyuna sunmak zorunda )
Kanun çıkabilmesi için, üye tam sayısının en az 1/3r17; ü oturumda bulunmalıdır (toplantı yeter sayısı). Toplantıya katılanların salt çoğunluğu karar yeter sayısıdır. Karar yeter sayısı, üye tamsayısının ¼ nün bir fazlasından az olamaz.
Milletvekili, meclis çalışmalarına özürsüz olarak bir ay içerisinde toplam beş gün katılmazsa üyeliği düşer.
Yasama dokunulmazlığı veya üyeliği kaldırılan milletvekili, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak 7 gün içinde Anayasa Mahkemesir17;ne başvurur. Anayasa Mahkemesi de 15 gün içinde kesin karara bağlar.
Anayasanın değiştirilmesi, TBMM üye tam sayısının en az 1/3 ü tarafından yazıyla teklif edilir. Teklifin kabûlü, Meclis üye tam sayısının 3/5 çoğunluğu ile gerçekleşir.



Meclis tamam cumhuru seçek hadi

CUMHURBAŞKANI

Cumhur başkanı 40 yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenimini tamamlamış(bu madde ilk kez 1961 anayasasında kararlaştırıldı).TBMM üyeleri ve ya milletvekili seçilme yeterliliğine sahip TÜRK vatandaşları arasından halk tarafından seçilir.

Not:cumhurbaşkanı adayının TBMM dışındanda aday gösterilebilmesi ilk kez 82 anayasasında kararlaştırılıdı.

Not:Miiletvekili seçilme yeterliliğine sahip derken en az ilkokul mezunu olma şartı yok tabi yüksek öğrenim yapcak karıştırmayın.

Cumhurbaşkanı 5 yıl için seçilir ve bir kişi en fazla 2 kez cumhurbaşkanlığı yapabilir.

Adayların belirlenmesi
Ana muhalefet ve iktidar partileri
Genel seçimlerde %10 un üstünde oy almış siyasi partiler birleşerek
Meclis dışından aday gösterilmesi içindede en az 20 milletvekilinin yazılı isteği gerekir.

Adaylar belirlendi ve sıra geldi seçime

SEÇİMİ

Seçime cumhurun görev süresinin dolmasından önceki 60 gün içinde
Herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden 60 gün içinde yapılır.

Önemli not:Meclis başkanını anlatırken birşey demiştim hani.Cumhura vekillik eder konusunda.Burda da tekrarlıyorum.Meclis başkanı cumhur yurt dışındayken,hasta ise,ölmüş ise vekillik eder.görev süresi dolan cumhur yenisi seçilene kadar görevine devam eder.Ha eğer eski cumhur ben görevde kalmak istemiyom yoruldum derse o zaman meclis başkanı vekalet eder

Geçelim oylanmasına

Genel oyla yapılan seçimlerde
Geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhur olur
İlk turda bu sağlanmazsa bu oylamayı takip eden Pazar günü ikinci bir oylama yapılır ve ilk turda en çok oy alan 2 aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhur olur.

İkinci oylamaya 2 aday katılacak ya hani.diyelim biri öldü o zaman ilk turdaki 3. seçime katılır.oda gelmezse seçime tek aday girer ve geçerli oyların çoğunluğunu alırsa cumhur seçilir.
Seçim başarısız olursa süreç baştan başlar.

Biz tabi seçelim cumhuru takılmayalım.Gelip meclis önünde and içer ve görevine başlar.Kapının önünde değil tabi.
Cumhur seçildikten sonra partilerle ve TBMM ile ilişkisi kesilir.milletvekiliyse vekilliği düşer.

GÖREV VE YETKİLERİ

Yasama ile ilgili olanlar:
Yasama yılının ilk gününde, TBMM açılış konuşması yapmak.
TBMM yi toplantıya çağırmak.
Kanunları 15 gün içinde yayınlamak veya tekrar görüşülmek üzere TBMMr17;ye iade etmek.
Anayasa değişiklikleri ile ilgili kanunları, gerekli gördüğü durumda halk oyuna sunmak ( referandum ).
TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermek.
Kanunların, Kanun Hükmünde Kararnamelerin ve İç Tüzüklerin anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesir17;ne 60 gün içinde iptal davası açmak.


Yürütme ile ilgili olanlar:

Başbakanı atamak veya istifâsını kabûl etmek.
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak veya görevlerine son vermek.
Gerekli gördüğünde Bakanlar Kurulur17;na başkanlık etmek (başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hâl ilân edilip Kanun Hükmünde Kararnâme çıkarılır).
Yabancı devletlere temsilci göndermek, yabancı temsilcileri kabul etmek.
Genel Kurmay Başkanır17;nı atamak.
TBMM adına Türk Silâhlı Kuvvetlerinin Baş Komutanlığını temsil etmek.
Milletler arası antlaşmaları onaylamak ve yayınlamak.
Türk Silâhlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek (TBMM ile birlikte kullanır).
YÖK üyeleri ve üniversite rektörlerini seçmek.
Millî Güvenlik Kurulur17;nu toplantıya çağırmak ve başkanlık etmek.
Devlet Denetleme Kurulu üyeleri ve başkanını atamak (Kurul, 1982 Anayasası ile kurulmuştur. Silâhlı Kuvvetler ve yargı organları denetim alanı dışındadır).
Sürekli hastalık, sakatlık veya kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak.

Yargı ile ilgili olanlar:
Anayasa Mahkemesi üyelerini seçmek.
Danıştay üyelerinin ¼ ünü seçmek.
Yargıtay Cumhuriyet Baş Savcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Baş Savcı Vekilini seçmek(CUMHUR YARGITAY ÜYELERİNİ SEÇMEZ.)
Askerî Yargıtay üyelerini seçmek.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek ( bu Kurul da, Yargıtay üyelerinin tamamı, Danıştay üyelerinin ¾ ünü seçer ).
Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini seçmek.

Cumhur başkanının kendi başına yapacağı işler dışında başbakan ve bakanlar kurulu ile aldıkları kararlardan sorumlu değildir.Buna karşı imza kuralı denir.

Bide ne diyolar cumhurun resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine hiçbir yargı merccine başvurulmaz.Resen ne demek derseniz kendi başına yapacağı işler demek.yani reis olarak.Örnek mesela hapiste 90 yaşında bir adam var cumhur bunu dışarı çıkarabilir.hiç kimsede buna itiraz edemez.

Bide cumhurun yargılanması var. Sadece vatana ihanetten yargılanabilir yüce divanda.meclis üye tamsayısının ¾ ünün istemi üzerine olur.

Cumhur başkanlığı kararnamesi
1982 yılında anayasa girmiştir.Ne işe yara derseniz.Cumhurbaşkanı sekreterliğinin kuruluşu,personel ataması,teşkilat ve çalışma esaslarını düzenleyen bir belge.Kısacası köşkte işlerin doğru düzgün işlemesini sağlamak için gerekli.


DEVLET DENETLEME KURULU

İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.

Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.

Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.



İşte yeni referandumla ne değişti acaba diyip paniklediğimiz cumhur seçimi bu kadar .başka bir şey yok.smiley
« Son Düzenleme: 14 Mart 2008, 23:17:37 Gönderen: LGmax »

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #6 : 14 Mart 2008, 22:56:58 »
BAKANLAR KURULU(cumhurbaşkanı ile birlikte yürütmeyi gerçekleştirit)

Cumhurbaşkanımız seçimden sonra hükümet kurmak için en çok oy alan pati başkanını başbakan olarak atar ve ona hükümet kurma görevi verir.Bu hükümet kurmak için başbakana verilen süre 45 gündür.45 gün içinde kuramazsa ikici sıra partinin genel başkanı çağrılır ve hükümet kurma görevi verilir.Sorularda çıkmaz fakat siz yinede bilin meclise en çok oyu alarak gelen parti başkanına verilmek zorunda değildir hükümet kurma görevi.Yani cumhur mecliste istediği genel başkana verebilir fakat kriz çıkarsmiley.güven oyu alamaz.Bu en çok oy alan partinin başkanına verilmesi çoğunluk ilkesine göredir.
Küçük bir tekrar yapalım
Çoğunluk alınana oyla ilgiliyken çoğunlukçuluk seçime giren parti sayısıyla ilgilidir.

Başbakanlık yetkisini aldık girdik meclise seçiyoruz bakanlarımızı bir bakıyoruz mecliste maliye bakanı olabilecek kapasiteye sahip biri yok ama dışarıda bi sürü var smiley yeter ki miletvekili seçilme yeterliliğine sahip olsun.Yani bakanlar illaki meclisten olmak zorunda değil.Hükümetimizi kurduk listemiz elimizde gitik cumhura cumhur aferim kedi olali bi fare tuttun dedi ve listeyi onayladı.hükümet artık göreve başladı.(bakanları başbakan seçer cumhurbaşkanı atar.Cumhur listeyi onayladığı anda hükümet göreve başlar güvenoyu gerekmez)
Listeyi onaylattıktan sonra meclise gidip listeyi okuduk.
Bir hafta içinde hükümet programını oluşturup meclise okumamız lazım çünkü güven oyu almamız gerekiyor.
Hükümet adına başbakan ve ya bakan programını okuduktan 2 gün sonra güvenoyu görüşmeleri başlar.görüşmeler bittikten 1 gün sonra ise güven oylaması yapılır.Burada salt çoğunluk güvensizlik oyları için aranır.Yani güven oyunda sadece güvensizlik oyları sayılır.Hükümet güvenoyu alamazsa yeni bir başbakan atanır yeni bir hükümet kurulur.Eğer 2. hükümette güven oyu alamazsa seçimler yenilenir.

Bir güven oyu daha var bu keyfi bir güven oyu.Yani hükümet çok ciddi bir eylem başlangıcında olabilir yada yapacağı bir icraat için meclisin arkasında olup olmayacağını bilmek isterse yüne güvenoyuna başvurabilir.Buna görev sırasında güven oyu denir.Ve hükümet güven oyu alamazsa düşer ve 45 gün içinde yeni hükümet kurulamazsa cumhur seçimleri yeniler.

Bakanlar kurulunu kurduk.Görev ve yetkilerine bakmadan önce birkaç konuya daha değinelim

Bakanlıklar kanunla kurulup kanunla kaldırılırlar. KPSS bakanı mesela smileysmiley böyle bir bakanlık kurulması için kanun çıkartılır kaldırılması da kanunla olur.

Başbakan isterse bir bakanı görevinden alabilir.gider cumhura ben bu bakandan memnun değilim hiç çalışmıyor der ve cumhur başkanı onaylarsa bakanlığı elinden alnır.(ilk kez 82 anayasında var bu madde).Boşalan bakanlığa 15 gün içinde bir bakan atanmak zorundadır.bu 15 gün içinde bir bakan boşalan bakanlığa vekalet edebilir ama 2 taneye edemez

Bir bakan yüce divana sevkedilirse bakanlığı düşer yeni bakan atanır
Bakanlar kurulu normal dönemlerde başbakanın başkanlığında toplanır.Normalin dışı bir durumda ise cumhurbaşkanı başkanlığında toplanır.Normal dışı durumlarda cumhurbaşkanı tarafından toplandığını göze alarak bakanlar kurulunun hiyerarşik amiri başbakan değildir.Peki kimdir diye sorarsanız bende bilmiyorum.Ama cumhurbaşkanıdır derim ben.hiyerarşik amiri değildir dediğine göre bir amir var.Oda cumhur olur.Hiyerarşik amir olmasa böyle bir madde koymazlardı herhalde.

Cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulunun birlikte yaptığı işlemlerden başbakan ve bakanlar kurulu sorumludur.(karşı imza kuralı)

GÖREVLERİ

Başbakanın görevi bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak ve hükümetin genel siyasetine yön vermektir.Bu işleri bakanlar kurulu ile yapar.Ayrıca bakanların işlemşerini anayasa kanunlara uygun bir şekilde yapmasını sağlamak için de önlemler almalıdır.
Bakanlar da kenid emri altında ki kişiler ile kendi alanında yapılan işlemlerden sorumludur.

Bakanlar kurulu kanunların uygulanmasını sağlamak için Danıştay incelemesi şartıyla tüzük çıkarırlar.(Danıştay incelemesinin bağlayıcı olmadığın daha önceki notlarda söylemiştik).tüzükler cumhurbaşkanı tarafından onaylanır ve resmi gazetede yayınlanır

Milli savunma ve silahlı kuvvetlerin hazırlanmasından sorumludur.

Milletvekili olmayan fakat bakan olanlar vekillerle aynı haklara sahiptir ve onlar gibi mecliste and içerler.Vekilin yararlandığı bütün haklardan faydalanırlar.

KHK(1971)
Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi bakanlar kuruluna meclis tarafından önceden verilir.
Olağan üstü dönemlerde bu yetkiye gerek yoktur çünkü cumhur başkanı başkanlığında toplanılır.
Olağanüstü dönelmede çıkarılan KHKler için iptal davası açılmaz.
Resmi gazetede yayınlandıkları gün yürürlüğe girerler ve meclise sunulurlar
KHKlerde temel hak ve ödevler ile ilgili düzenleme yapılmaz.

yönetmelik:Başbakan banlar kurul ve kamu kurum kuruluşları çıkarabilir.Amaç iç yapının işleyişi ve düzenini belirlemktir.Resmi gazetede yayınlanacak yönetmelikler kanunla belirlenir.

Olağanüstü hal.
Olağanüstü hal uygulaması 30 Kasım 2002 de kaldırıldı fakat kanun olarak kaldırılmadı
Yetki mülki makamlardadır
Temel hak ve hürriyetler kısmen yada tamamen kaldırılabilir.(yaşama hakkı gibi haklar hariç tabi.)
82 anayasasına göre olağanüstü hal ilan etme yetkisi cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan bakanlar kuruluna aittir.
Doğal afetti salgın hastalık,ekonomik bunalım
Şiddet olaylarının artması,kamu düzeninin bozulması durumlarında olağanüstü hal ilan edilir.

Sıkıyönetim
Sıkı yönetim Türk anayasa tarihine 1876 kanuni esasi ile girmiştir ve 1921 hariç bütün anayasalarımızda mevcuttur
Yetki askeri makamlardadır.
Savaş durumunda yine cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan bakanlar kurulu ilan eder fakat MGK nin görüşünü alarak ilan eder.Sıkı yönetim belirli bir bölge içinde ilan edilebilir çünkü amaç maddi varlığı ve güvenliği sağlamaktır.Sıkı yönetimde devletin bütünlüğünüde korumak gerektiğinden kanunlarda ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir(örnek 1971 olaylarında asker sıkıyönetimle birlikte darbe yapmıştır önce sıkıyönetim kararı alınmış ve askere geniş yetkiler verilmiştir. Buda askeri darbe yapmaya heveslendirmiştir karpuz kabuğu hikayesi varya o işte. 82 de olduğu gibi pat diye değil.

Sıkıyönetim ilan edildiğinde

Kolluk görev ve yetkileri askerî makamlara geçer.
Temel hak ve hürriyetler sınırlanabilir veya durdurulabilir.
(bazı haklara hiçbrişekilde dokunulamaz yaşam hakkı,işkence yapılamaması gibi)
Bazı davâlara Askerî Mahkemelerde bakılır.(Sıkıyönetim mahkemeleri)

Sıkıyönetim ve olağanüstü hal 6 ay için ilan edilir ve TBMM tarafında 4 ay daha uzatabilir. Şartların değişmediği durumlarda yine uzatılabilir.

Arkadaşlar ohal ve sıkıyönetimle ilgli kaynaklar çok faklı şeyler vermiş ama ben anayasa metnine bağlı kalmaya çalıştıysamda içimde bi sıkıntı kaldı bu konuda.sağlam kaynaktan bilgi alan varsa buraya eklerim yine.



SEÇİMLERDE BAKANLAR KURULU

Arkadaşalar yaklaşık 45 dakka boyunca bu konuyu nasıl düzenli bir şekilde aktarabilirm diye düşündüm ama beceremedim.O yüzden anayasadaki madde sırasına göre vericem

Madde 114 SEÇİMLERDE GEÇİCİ BAKANLAR KURULU

Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır.

116 ncı madde(hemen altta) gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atar.

Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır.

Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.

Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi Gazete 'de ilan ından itibaren beş gün içinde kurulur.

Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.

Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür.


Madde 116  SEÇİMLERİN CUMHURBAŞKANINCA YENİLENMESİ

Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Yenilenme kararı Resmi Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir.


Bakanlar kurulu bu kadar.Milli savunmaya bakalım.Sonra yargıya geçicez yargı bittikten sonra temel hak ve hürriyetleri işledikten sonra idare hukuku var.Fakat idare için Nisan ayını bekleyecem.Nedeni İdare hukukunu tam olarak kavrayamamış olmam.


MİLLİ SAVUNMA

Askeri olarak milli savunma deyince aklımıza genelkurmay ve başkomutanlık gelecek.
Başkomutanımız cumhurbaşkamızdır(manevidir ama soruda çıkarsa cumhurbaşkanı) fakat bu yetkiyi genelkurmay başkanı kullanır.

Genel kurmay başkanını bakanlar kurulu teklif eder ve cumhurbaşkanı atar.Başbakana sorumludur.

MİLLİ GÜVENLİK KURULU

Milli Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, İçişleri,Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.

Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağırılıp görüşleri alınabilir.

(Değişik cümle: 03/10/2001 - 4709 S.K./32. md.) Milli Güvenlik Kurulu; Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.

Milli Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir.

Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır.

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #7 : 14 Mart 2008, 22:59:42 »
Yargı yetkisini Türk milleti adına bağımsız mahkemeler kullanır.Bu mahkemelerin kurulması ve kaldırılmasıda yine kanunla gerçekleşir örneğin DGM nin kaldırılması.

Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Yargının temelleri bunlar olmakla birlikte yüksek mahkemelere geçmeden önce anayasa da yer alan yargı ile ilgili bazı maddeleri inceleyelim.

Mahkemelerin bağımsızlığı:
 

Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar.Anayasa,kanun ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar verirler.Tabi bunlarda kanunla belirleniyor.Mesela filmlerde görüyorsunuzdur genelde inşallah gerçek hayatta görmezsiniz suçlunun iyi hali flan derler hafifletici sebepler.Ya da cezayı arttrıcı özellikler.Yani kısacası bir hakim eğer sizi gözü tutmamışsa anayasanın altından girer sütünden çıkar size istediği yıl kadar ceza verebilir.Nası olsa kimse anlamıyor :D.

Hiç kimse kim olursa olsun yargının kararlarını etkileyemez,emir ve talimat veremez.

Yasama meclisinde görülen bir dava hakkında ve yargı yetkisini kullanma hakkında soru sorulamaz görüşme yapılamaz.

Yasama yürütme ve idare organları mahkemelerin verdikeleri kararlara uymak zorundadır ve kararların uygulanmasını geciktiremezler.



Hâkimlik Teminatı:

Hiçbir hakim ve savcı(Savcılar 82 anayasasında bu kapsama girdi) azlolunamaz
Yani görevden alınamaz,görev yeri değiştirilemez ve kendileri istemedikçe emekliye ayrılamazlar.
Emeklilik yaşları 65 tir.Eğer ağır sağlık sorunları varsa yada sağlık sorunları nedeni ile sağlıklı karar verilemediği kararlaştırılırsa emekliye ayıltılırlar.
Eğer suç işlemişlerse, ya da suça ortak olmuşlarsa görevlerinden alınırlar.
      
   Hakim ve savcıların hiç birşekilde ödenekleri,yollukları,maaşları kesilemez.Hakimin görev yaptığı mahkeme kapansa bile kesilemez.Tabi istisnalar yine var suç,sağlık gibi.

Hakimler görevleri dışında başka bir göreve verilemezler.
Not:Adalet Bakanı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir

Hakimleri ve savcıları  Adalet bakanının atayacağı müfettişler denetler. Herhangi bir suç veya görevi kötüye kullanma yolsuzluk vb durumlarında.Bu müfettişler kademe bakımından denetleyeceği kişiden yüksek olmalıdır.

Buraya elim değmişken HKYK da aradan çıkarim.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay
iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir.
Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler.
Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu;
adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar.
Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar.

Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.

HSYK ve Sayıştay yüksek mahkeme değildir fakat yüksek mahkeme statüsündedirler.



ANAYASA MAHKEMESİ

Anayasa Mahkemesi 11 asıl ve 4 yedek üyeden kurulur.

Cumhurbaşkanı,
2 asıl ve 2 yedek üyeyi Yargıtay,
2 asıl ve 1r yedek üyeyi Danıştay,
1 asıl üyeyi Askerî Yargıtay,
1 asıl üyeyi Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve yine 1 aslı üyeyi  Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden;
1 asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden göstereceği üç aday arasından;
3 asıl ve1 yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.

Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için
40 yaşını doldurmuş,
yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği yapmış veya kamu hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır.

Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Anayasa Mahkemesi üyeleri, aslî görevleri dışında resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
Suç ve sağlık durumları hariç 65 yaşında emekli olurlar.
Suç durumu yada sağlık sebebi ile sağlıklı karar veremeyeciği kesinleşen bir üyenin görevine salt çoğunlukla karar verilerek sona erdirilir.

Görev ve yetkileri
Kanunların
 kanun hükmünde kararnamelerin
 Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün
Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler.

Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.
Nedir Şekil bakımı?
Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı;
Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.

Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir.

Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz

Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

Siyasî partilerin malî denetimini Anayasa Mahkemesi yapar ve bunu yaparken sayıştaydan yardım alır.

Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.

Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.

Yüce Divan kararları kesindir.
Siyasi partilerin kapatılma davasına bakar

Çalışma toplanma ve yargılama usulü

Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye  ile toplanır, salt çoğunluk ile karar verir.
Anayasa değişikliklerinde iptale ve siyasî parti davalarında kapatılmaya karar verebilmesi için beşte üç oy çokluğu şarttır.

Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.

Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir

Uyuşmazlık Mahkemesi üyelerini,  kendi üyeleri arasından seçer.
 
İptal davası açma ve dava açma süresi süresi

Kanunların,
kanun hükmündeki kararnamelerin,Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı,
Cumhurbaşkanına,
iktidar ve ana muhalefet partisi Meclis grupları
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir.

İktidarda birden fazla siyasî partinin bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır.

Dava açma süresi

Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya İçtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.

Anayasa mahkemesinin  kararları

Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.

Anayasa Mahkemesinin işin esasına  girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz



YARGITAY

Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.(Temyize gitmek)

Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.

Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.


DANIŞTAY

Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.yine (Temyize gidilir)

Davaları görmek,
Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek,
Tüzük tasarılarını incelemek, idarî uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.

Danıştay üyelerinin
3/4 ü  HSYK dan
1/4 ü nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.

Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Not:Belediye başkanlarını Danıştay görevden alır.Yani başkanlığını iptal eder.
Not:YargıyA danİşayİm yani Yargıtay adli Danıştay idare mahkemesidir.
                
ASKERİ YARGITAY
Askeri mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Askerî Yargıtay üyeleri birinci sınıf askerî hâkimler arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.

Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askerî Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.

ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ

Askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.

Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askerî hâkimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hâkim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.

Askerî hâkim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.

Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.



        UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ

Adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.

Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından görevlendirilen üye yapar.

Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.

SAYIŞTAY

Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.

Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.
Bu şu demek mesela çocuk esirgeme kurumunu inceledi Sayıştay ve baktı çocuk sayısına göre harcama fazla ceza verdi.Bu kurum 15 gün içinde belgeleriyle birlikte şunu diyebilir.Sen çocuk sayısına göer harcam fazla dedin ama ben şu tarihte bu kadar çocuk vardı şimdi bu kadar çocuk var bu cezayı düzelt.Basitçe böyle bir şey.

Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.

Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.

HSYK yı yukarda açıklamıştım asıl yeri anayasada burası ama yukarda anlatmam daha daha iyi oldu gibi geldi.

NOT :  Sayıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Yüksek Mahkeme değildir fakat yüksek mahkeme statüsündedirler.


Bu konu diğerlerine nazaran daha teorik bir konu o yüzden fazla müdahale edemedim ve güncel anayasada yazan bilgileri verdim. Anlamadığınız yer olursa söyleyin o konunun altına eklerim açıklamaları.

Kolay gelsin iyi çalışmalar..

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı LGmax

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 475
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #8 : 14 Mart 2008, 23:13:53 »
Arkadaşlar kalın yazıyla gösterdiğim haklar bütün kaynklarda ortak fakat ben bu konudan çok tırtığım ve çok karıştırdığım için anayasadakini direk koydum aklınızın takıldığı yer olursasöyleyin açıklarım

Temel hak ve hürriyetlerin niteliği

Anayasada derki
1-)Herkes,tüm vatandaşlar
kişiliğine bağlı kişilik anne karnından  tam ve sağlam bir şekilde düşüşle başlar.
Dokunulmaz hiçbir güç bu hakları elinden alamaz
Devredilmez başkalarına kullanma yetksi verilmez
Vazgeçilmez ben bu hakkı istemiyorum diyemezsiniz nedeni az sonra.
Temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

2-)Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
Bu şu demek size verilen hak ve hürriyetler aynı zamanda yerine getirmeniz gereken sorumlulukları da içerir.Mesela ben siz nerde isterseniz oraya yerleşir yaşarım ama sizde benden vergi almayın diyemezsiniz.

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması


Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

Nedir bu hak ve hürriyetlerin özü.
Yaşama hakkı(Savaş durumu haricinde)
Maddi ve manevi bütünlük
Din ve vicdan hürriyeti
Suçlar geriye yürümez.
Hiç kimse mahkeme kararı olmadan suçlu sayılamaz.

Bu özlere hiçbir şekilde dokunulamaz ne zaman olursa olsun.Özlerine dokunulmazsızınla anlatılmak istenen bu.Buraya düşünce ve kanaat hürriyetini de ekleyebilirsiniz fakat anayasa metninde yukarıdaki maddeler var.çok karıştırmamak lazım.

Ölçülülük ilkesi de ne yaparsanız yapın,nasıl sınırlandırırsanız sınırlandırın bunu kanuna göre yapmalsınız demek.

Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması

Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere,  Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
1961 anayasasından sonra çıkan olayları hatırlayın.
 
 Yabancıların durumu

Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.

Bu temel hak ve hürriyetlerinin kullanılması konusunda devletin sizden istediği şey şu.Bu hakları benimi bölünmez bütünlüğümü,bölünmezliği,vatandaşlarmını güvenliğini vs… bozacak şekilde kullanma.Kullanırsan cezalandırılırsın.sorun çıkarma efendi ol canımı ye.

Hak ve hürriyetlerin devlet tarafından ihlalinde ölçülülük diyodukya onlara birkaç örnek vereyim.

Sizi herhangi bir suçtan gözaltına aldı polis.
Hemen sizin yakınlarınıza haber vermek zorunda
Sizi 48 saat tutabilir ve siz bu süre içinde istediğniz kadar beni serbest bırakın diye bağırabilirisiniz(şaka değil anayasada yazıyor:D:D:D)
İlk 24 saat içinde savcıya sizi tutkladığını bildirmeli
48 saat içinde de sizi hakim karşısına çıkarmalı
Eğer grup halindeyseniz bu süre 4 güne çıkıyor.

Polis kafasına göre gelip üzerinizi,evinizi,işyerinizi arayamaz.Mahkeme izni gerekir
Fakat suçüstü durumşarı,yurt dışına çıkma,delilleri yok etme VS..gibi nedenlerden dolayı yapabilir.Fakat arama yada el koyma işlemi yaptıktan sonra bile mahkeme izni alması gerekir.
Eğer mahkeme izni almazsa,yada 48 saat içinde hakim karşısına çıkmaz ve hakim bir karar vermezse el koyma işlemi kendiliğinden ortadan kalkar.

Bütün bu haller içinde uğradığnız maddi manevi hasar devlet tarafından karşılanır.

Önemli bir not daha temel hak ve hürriyetler ile ilgili değişikliklerin çoğu 2001 yılında yapılmış.

 Temel açıklamaları yaptıktan sonra geçelim hak ve hürriyetlere.

KİŞİ HAK VE ÖDEVLERİ
Bu haklara koruyucu haklar da denir.

I.  Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı

Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.

II.  Zorla çalıştırma yasağı

Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere
Hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar;
Olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler;
ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.

III.  Kişi hürriyeti ve güvenliği

Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen :


Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.(tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldır diyr ya onu kastediyor)

Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.


IV.  Özel hayatın gizliliği ve korunması

A.   Özel hayatın gizliliği

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.


B.  Konut dokunulmazlığı

Kimsenin konutuna dokunulamaz.

C.  Haberleşme hürriyeti

Herkes, haberleşme hürriyetine  sahiptir. Haberleşmenin  gizliliği esastır.

V.  Yerleşme ve seyahat hürriyeti

Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;

Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;

Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.

Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.

Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

VI.  Din ve vicdan hürriyeti

Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.

14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.
14.madde
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, devlete veya kişilere, anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasa'da belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz. Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir


Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.
Şuan gündemde olan Danıştay kararı din dersi seçmeli ders olsun demiyor.Yani zorunululuğuna bir şey demiyor fakat diyorki bütün dinlerin öğretin sadece islamiyeti öğretmeyin diyor.

VII.  Düşünce ve kanaat hürriyeti

Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

VIII.  Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

IX.  Bilim ve sanat hürriyeti

Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.

Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.

Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.

X.  Basın ve yayımla ilgili hükümler

A.  Basın hürriyeti

Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

B.  Süreli ve süresiz yayın hakkı

Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.


C. Basın araçlarının korunması

Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.

E. Düzeltme ve cevap hakkı

Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.

Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç7 gün içerisinde karar verilir.

XI. Toplantı hak ve hürriyetleri

A. Dernek kurma hürriyeti

Herkes, önceden izin almaksızın  dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

XII. Mülkiyet hakkı

Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

XIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler

A. Hak arama hürriyeti

Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

B. Kanunî hâkim güvencesi

Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.

C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar

Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.

Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.

Ceza sorumluluğu şahsîdir.

Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.

Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.

Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

XIV. İspat hakkı

Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.

XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması

Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.


SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR
İSTEME HAKLARI


I. Ailenin korunması

Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.

II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi

MADDE 42. Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.

İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.

Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.

Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.

Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.

Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.

III. Kamu yararı

A. Kıyılardan yararlanma

Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.

Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.

B. Toprak mülkiyeti

Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.

Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması

Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.

Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.

D. Kamulaştırma

Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

E. Devletleştirme ve özelleştirme

Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.

Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.

Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.

IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti

Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

V. Çalışma ile ilgili hükümler

A. Çalışma hakkı ve ödevi

Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı

Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.

Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.

Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.

C. Sendika kurma hakkı

Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz.

VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt

A. Toplu iş sözleşmesi hakkı

İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.

B. Grev hakkı ve lokavt

Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.

Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.

Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika sorumludur.

Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.

Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.

VII. Ücrette adalet sağlanması

Ücret emeğin karşılığıdır.

Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.

VIII. Sağlık, çevre ve konut

A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması

MADDE 56. – Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

B. Konut hakkı

Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
 
IX. Gençlik ve spor

A. Gençliğin korunması

Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.

Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.

X. Sosyal güvenlik hakları

A. Sosyal güvenlik hakkı

Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.

Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.

B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler

Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.

Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.

Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.

Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.

C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları

Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.

XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması

Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.

Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.

XII. Sanatın ve sanatçının korunması

Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.

XIII. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları

Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.


SİYASİ HAK VE ÖDEVLER
KATILMA HAKLARI


I. Türk vatandaşlığı

Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.

Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.

Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.

Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.

Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.

II. Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları

Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.

Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.

Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.
 
Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.

III. Siyasî partilerle ilgili hükümler

A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma

Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir.

Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.

Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.

Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.

Yükseköğretim elemanlarının siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.

Yükseköğretim öğrencilerinin siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.

B. Siyasî partilerin uyacakları esaslar

Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.


IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı

A. Hizmete girme

Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.

Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

V. Vatan hizmeti

Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.

VI. Vergi ödevi

Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
.

VII. Dilekçe hakkı

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
devlet dilekçeye cevap vermek zorundadır
« Son Düzenleme: 19 Mart 2008, 23:58:47 Gönderen: LGmax »

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı omsan21

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 1
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #9 : 19 Mart 2008, 23:41:14 »
hocam çok teşekürler

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı mustafadime

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 1
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #10 : 20 Mart 2008, 23:59:33 »
emeginiz için teşekkürler cok güzel olmuş

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı rukiye46

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 16
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #11 : 21 Mart 2008, 10:49:52 »
süper olmuş gerçekten ellerinize saglık...;)

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı esinkpss

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 58
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #12 : 21 Mart 2008, 13:23:13 »
helal size yaa gerçekten ii iş çıkarmışsınız

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı esenay

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #13 : 21 Mart 2008, 17:16:30 »
Çok teşekkür ederim. gerçekten çok yararlı bilgiler var. hazırlayanların ellerine yüreklerine sağlık:)
Sil baþtan baþlamak gerek bazen, hayatý sýfýrlamak

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Çevrimdışı handanpolat

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 389
  • Karma +0/-0
    • Profili Görüntüle
2008 Anayasa Hukuku ders notları
« Yanıtla #14 : 21 Mart 2008, 20:39:23 »
Hocam,bana birşeyler yazıp vakit kaybetmeyin demişiniz.Ama bu kadar emeğe teşekkür etmeden sadece bakmak olmaz.Nankörlük olur.Allah emeğinizin yani emeklerimizin karşılığını hepimize verir inşallah(AMİN).

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter


Konuyu Paylaş

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt / Gösterim Son İleti
xx
2008 İDARE HUKUKU DERS NOTLARI

Başlatan LGmax

2 Yanıt
27176 Gösterim
Son İleti 07 Ağustos 2009, 20:22:39
Gönderen: bademd
xx
Anayasa ders notları

Başlatan Dogan

0 Yanıt
4240 Gösterim
Son İleti 23 Kasım 2011, 19:03:50
Gönderen: Dogan
xx
anayasa (vatandaşlık hukuku, anayasa hukuku, 82 anayasası)

Başlatan zeugma09

13 Yanıt
12797 Gösterim
Son İleti 01 Mart 2010, 11:11:06
Gönderen: alevsuer
xx
ANAYASA HUKUKU

Başlatan kadir_nazli

4 Yanıt
9782 Gösterim
Son İleti 17 Şubat 2008, 12:50:16
Gönderen: sevace
clip
PROGRAM GELİŞTİRME DERS NOTLARI

Başlatan obsesyon52

14 Yanıt
13434 Gösterim
Son İleti 23 Ocak 2012, 22:46:45
Gönderen: cenk32
clip
Kpss Vatandaşlık Ders Notları

Başlatan Dogan

1 Yanıt
2123 Gösterim
Son İleti 05 Temmuz 2013, 00:08:40
Gönderen: baharerman
clip
Kpss Coğrafya Ders Notları

Başlatan Dogan

0 Yanıt
1535 Gösterim
Son İleti 05 Mayıs 2013, 11:03:51
Gönderen: Dogan
xx
Kpss Rehberlik Ders Notları

Başlatan Dogan

2 Yanıt
17433 Gösterim
Son İleti 30 Mayıs 2012, 12:25:13
Gönderen: mkromantik